DEFALARCA in English translation

repeatedly
defalarca
tekrar tekrar
sürekli
durmadan
kez
over and over
defalarca
tekrar ve tekrar
durmadan
yapıp duruyoruz
ve üzerinde
tekrar edip
dönüp duran
yeniden ve yeniden
ve sürekli
üstüste
over and over again
tekrar ve tekrar
defalarca
durmadan
tekrar ve yeniden
tekrar edip
yeniden ve yeniden
tekrar eden
üstüne tekrar tekrar
many
birçok
pek çok
çoğu
fazla
kaç
birçok kişi
nice
var
çeşitli
defalarca
again and again
tekrar ve tekrar
defalarca
yeniden ve yeniden
yine ve yine
yine ve yeniden
tekrar tekrar ve tekrar
tekrar tekrar bir daha
ve avantajlara rağmen hapse tekrar
time and time again
defalarca
durup sürekli sokulmak falan tekrar tekrar
zaman ve tekrar
dozen
bir düzine
onlarca
birçok
countless
defalarca
sayısız
many times
birçok kez
bir çok defa
pek çok kez
çoğu zaman

Examples of using Defalarca in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Son iki gündür senden süngeri sıkmanı defalarca istedim.
For the last two days I have asked you again and again to wring out the sponge.
Bunu biliyorsunuz.- Bana defalarca kez evli olduğunuzu söylediniz.
You have told me many times you were married. You know that.
Evet. Dünden beri birbirimizin hayatını defalarca kurtardık. Yoldaş mı?
Yes. We have saved each other over and over since yesterday. Comrade?
Bunu defalarca kez konuştuk.
We have talked about this countless times.
Ayrıca Dr. Colbyyi defalarca aramış.
She also placed half a dozen calls to Dr. Colby.
Odada hiçbir sorun yok. Defalarca test edilmiştir.
There's nothing in our box, it's been tested again and again.
Hamileliğin her anını defalarca kez düşündüm.
I have relived every moment of that pregnancy so many times.
Onun kıçını defalarca kez kurtarmadın mı?
You saved his ass countless times, haven't you?
entel hikayeyi… defalarca anlatışımdan.
pseudo-intellectual story… again and again.
Cep telefonunu, Taranın evini… defalarca kez aradım.
Tara's house, no answer. I called his cell phone a dozen times.
Vurulacak ki? Sana nasıl dua defalarca biliyor musun?
Do you know how many times I prayed… that he would get shot?
Savaşta kendini defalarca kanıtladın.
Proved yourself again and again in battle.
Cep telefonunu, Taranın evini defalarca kez aradım.
Called his cell phone a dozen times, Tara's house.
Şaşkınlık verici bir şekilde mandalın bir kaldırılışı, ona defalarca fındık veriyordu.
Much to her amazement, a lift of the latch delivered the nuts again and again.
Yenildiğini hatırlamalıyız. Rotarranın JemHadar karşısında defalarca.
The Rotarran has been defeated again and again by the Jem'Hadar.
O dönemden sonraki 500 yıl boyunca bu küçük millet, defalarca saldırıya uğradı.
Over the next 500 years, their tiny nation is attacked again and again.
Bu şehirde defalarca terör estirdim.
I have terrorized this city countless times.
Onu defalarca aldattın o da seni terk etti.
You cheated on her a bunch, and she found out.
Defalarca bekledim seni.
I often waited for you.
Oraya defalarca gitti.
She went there all the time.
Results: 2130, Time: 0.0495

Top dictionary queries

Turkish - English