Examples of using Diriltti in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Biri ölüleri diriltti.
Dilediği zaman da onu diriltti.
Lazarusu diriltti ve ölülerle konuştu.
Raphael seni diriltti. Ölmüştün.
Lazarusu diriltti… ve ölülerle konuştu.
O hastaları iyileştirdi ve ölüleri diriltti.
Sebastiaonun fotoğrafçılık için tutkusunu diriltti.
Ölü bir bebeği diriltti.
Başkalarını ölümden diriltti.
Mezarlıkta olduğunu bile bile ölüleri diriltti.
Sanırım anneni bu kapıları sonsuza dek açık tutması için diriltti.
Dilediği zaman da onu diriltti.
Bu kez paran ölüyü diriltti.
İsa Mesihten daha çok insan diriltti.
Ama Tanrı Onu üçüncü gün diriltti ve açıkça görünmesini sağladı.
Bunun üzerine Allah, onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra onu diriltti.
Vernon, Teksastaki tesisimiz ölmekte olan bir şehri diriltti.
Allah gökten bir su indirdi ve onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti.
Bu dağ havası beni diriltti.
Düşüp kaldım, beni diriltti.