DIYEREK in English translation

saying
söylemek
demek
söyler
deyin
dersem
mesela
calling
ara
çağrı
arayın
aramak
telefon
çağırın
haber
der
çağır
ararım
so
yani
peki
öyle
yüzden
kadar
böylece
demek
o yüzden
ki
de
told
söyleyin
haber
söyleyebilir mi
söyle
anlat
bahset
söylersin
anlatın
anlatabilir
diyeceğim
do you mean
yani
derken
kast ediyorsun
demek istiyorsun
kastediyorsun
kastın
diyorsun sen
anlama geliyor
mi ne demek
anlamı
referring
anlamlara
diyor
yönlendirmek
olarak
diye hitap
adlandırdığımız
ifade
kast
sevk
havale
said
söylemek
demek
söyler
deyin
dersem
mesela
say
söylemek
demek
söyler
deyin
dersem
mesela
says
söylemek
demek
söyler
deyin
dersem
mesela
telling
söyleyin
haber
söyleyebilir mi
söyle
anlat
bahset
söylersin
anlatın
anlatabilir
diyeceğim
called
ara
çağrı
arayın
aramak
telefon
çağırın
haber
der
çağır
ararım
call
ara
çağrı
arayın
aramak
telefon
çağırın
haber
der
çağır
ararım

Examples of using Diyerek in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ne demeye çalışıyorsun gökyüzünden düştüm diyerek?
What do you mean'fell from the sky'?
Böyle diyerek paniğe kapılmama neden oldun.
By saying that, you make me panic.
Ve mazlum diyerek bağımlılardan mı bahsediyorsun?
And by"underdog" you mean crackhead?
Böyle diyerek olmayabilir de diyorsun..
And by that, you mean maybe not.
MONSENYÖR W. FRANCIS MALOOLY Şunu diyerek başladı:'' Bizimle buluştuğun için teşekkürler.
He started off with this, he said,"I appreciate you meeting with us.
Size ekselans diyerek Garibaldinin birinci kuralını çiğnedi.
He called you Excellency, violating Garibaldi's first rule.
Ne diyerek?
To say what?
Dört milyon dolar diyerek başlayalım mı?
Shall we begin at, say, $4 million?
Size ekselans diyerek… Garibaldinin birinci kuralını çiğnedi.
He called you"Excellency"; he's never broken Garibaldi's orders before.
Size ekselans diyerek… Garibaldinin birinci kuralını çiğnedi.
Violating Garibaldi's first rule. He called you Excellency.
Tek başıma yürümem tehlikeli diyerek her gece beni almaya geliyor.
He picks me up every night saying it's dangerous for me to walk home.
Hastayım diyerek… yerinden ayrılmış.- Ne?
Saying he was sick. He returned to his quarters- What?
Hastayım diyerek… yerinden ayrılmış.- Ne?
What? He returned to his quarters saying he was sick?
Hastayım diyerek… yerinden ayrılmış.- Ne?
He returned to his quarters saying he was sick.- What?
Hastayım diyerek… yerinden ayrılmış.- Ne?
He returned to his quarters- What? saying he was sick?
Hoş'' diyerek neredeyse yalıyorum onu. Doğru.
By saying"nice, I'm virtually licking her. You're right.
Ne diyerek? Kime?
To say what? To who?
Ne diyerek? Kime?
To who? To say what?
Manyak diyerek Musayı kastediyorsanız, işin içinde olduğunu ne biliyorsunuz?
If by lunatic you mean Moses, why do you think he's behind this?
Diyerek… süslemeye çalışıyorlar.
They try to sugarcoat it by saying.
Results: 950, Time: 0.0659

Top dictionary queries

Turkish - English