Examples of using Eceli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi( ölümünü)
Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince artık ne bir an geri,
sizi adı konulmuş bir ecele kadar ertelesin. Elbette Allahın eceli geldiği zaman, o ertelenmez!
Elbette Allahın eceli geldiği zaman,
Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi( ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi( ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince,
Elbette Allahın eceli geldiği zaman,
Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi( ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi( ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Elbette Allahın eceli geldiği zaman, o ertelenmez. Bir bilmiş olsaydınız!
Eceli gelmeden bir kişi öldüğünde özellikle hak edilmemiş bir ölümde parçaları bulunana kadar bu dünyayla diger dünya arasına sıkışıp kalır.
Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman artık ne bir saat geri kalırlar ne
Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince artık ne bir an geri,
Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince, artık ne bir saat ertelenebilirler,
Ecel ve şeytanlar.
Ecel Nine kaç yaşındadır?
Umarım sizden önce ecel onları yakalamaz.
Ecel Nine bir kitap yazmış.
Umarım sizden önce ecel onları yakalamaz.