Examples of using Eleman in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mezbaha eleman arıyordu.
Eleman toplantısı neden iptal edilmiş, bilen var mı?
Eleman kızla tanışır,
Bu eleman geri gelirse gününü gösteririz.
Partideki eleman pitonunun hamile olduğunu söylemişti.
O üç tekerlikli eleman toplantı konusunda haklı çıktı.
Şey, senin eleman Bay Hornblower ile hizmet etmeye çok mu hevesli?
Neden? Görevdeki eleman, kamera kayıtlarına baktığını söyledi?
Şimdi aletlerimiz var ama yeterli eleman yok, iyi eğitilmiş elemanımız da yok.
Şimdi aletlerimiz var ama yeterli eleman yok, iyi eğitilmiş elemanımız da yok.
Ayrıca bu eleman o kadar güzel trampet çalar ki inanamazsın.
Peki şu züppe yapımcı eleman ne demiş hakkında?
Şu videodaki kafasından tenekeyle vurulan eleman değil misin sen?
Eleman buraya gel.
Bana eleman muamelesi yapmayı kes.
Sana daha çok eleman getireceğim!- Evet!
Eleman bi̇r fi̇ncan çay molasi veri̇yor.
İç İşlerinde nasıl eleman alırlar biliyor musun?
Üç tekerlekli eleman toplantı konusunda haklı çıksa iyi olur.
Alexi Giffords, namı diğer Giffs. Bizim dövmeci eleman.