Examples of using Eline in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hayır, protomolekül Kuşakın eline geçerse… kimse onu bize karşı kullanamaz.
Mesai arkadaşım da eline bir fener alıp muayene etmeye başladı.
Nebraskalı bir üniversitelinin eline silahın nasıl geçeceğine dair bir fikriniz var mı?
Pompalıyı eline alıp inekleri kafasından mı vuracaksın?
Çok sıradışı olmalı.- Eline.
Medyanın eline artık kitabına uydurup senaryo veriyorlar.
Bekçim dişlerini eline almış, çorba içebiliyor sadece adamcağız.
Hayır, protomolekül Kuşakın eline geçerse… kimse onu bize karşı kullanamaz.
Gidip o kızı erkek arkadaşının eline ver desem.
Kazananın eline ne geçecek?
Medyanın eline geçebilecek hiçbir şey olamazdı. Ordu olamazdı.
Bir daha böyle bir şans eline hiç geçmeyebilir Carlos.
Çok sıradışı olmalı.- Eline.
Rahlın eline geçerse, kitap ona gücün sırlarını verecekti.
Eline biraz güç geçince senin ne olduğunu gördüm.
Aeryn, Crichton her zaman Scorpiusun eline geçmektense ölmeyi yeğleyeceğini söylerdi.
Bölge IŞİDden temizlendi ve Özgür Suriye Ordusunun eline geçti.
Hatta eline fırsat geçse onu öldürür.
Jerrynin eline annemin ölümünden… büyük bir sigorta çeki geçtiğini öğrendim.
Sally Chill-Offun eline dün akşam Kiddleyde bir tane sahte para geçmiş.