Examples of using Emin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İmkânsızı istemiyorum senden, tabii kendin bile emin değilsen.
Sadece Justinin ne kadar istekli olduğundan emin değilim.
Cevaplarını öğrenmek istediğimden emin değilim.
tam yanacak mı emin değilim.
Ne yaptın? Ailemin hayat sigortasından para almalarından emin olmamım tek yoluydu.
Bu eski silahın ateş edeceğinden emin değildim. Lanet olsun.
İşte bu yüzden bunu yaptığımızı kimsenin bilmediğinden süper-düper emin olmalıyız!
Her türlü, emin olduğum iki şey var.
Oğlunuz emin ellerde.
Ve emin olun ki Buraya kimse tekrar gelmeyecek.
Bebeğin ruhunun güvende olduğuna emin olana kadar amberi kullanamayız.
Daha iyi olduğuna emin olana dek Nate amcanla kalacağız.
Tom, ne istediğinden emin olan bir erkekle birlikte olmam gerek.
Emin değlim, sadece biliyorum.
Emin ol, öyleydi.
Onları aldığına emin olur musun?
Emin ellerdesiniz ve pençelerde.
Ama emin ol, zamanla tadını almaya başlayacaksın.
Çünkü her şeyi doğru yaptığımdan emin olmak istiyorum. Çünkü yanılıyorsam.
Evet ama emin olmak için bir test de yok.