ENGELLEDI in English translation

prevented
engel
önlemek
önleyecek
engelleyen
engelliyor
önler
alıkoymasın
mani
blocked
blok
bloğu
bloke
engel
bir bloğu
sokağın
engelle
mahallede
kapatın
blokla
stopped
kesin
engel
durak
yeter
artık
son
dur
kes
bırak
durun
kept
devam
sürekli
durmadan
sessiz
tut
tutun
kalsın
sakla
tutarım
koru
thwarted
engel
aciz
bozmamızı
engellemek
önüne
intercepted
müdahale
kesişim
kesişme
durdur
engelle
yakala
yolunu
engel
ele geçirmek için
avert
uzaklaştırınız
sav
geri çevir
önlemekte
engelledi
önlerim
giderirler
engel
obstructing
engellediğinizi
engel olmalarına
tıkayayım
has hindered
block
blok
bloğu
bloke
engel
bir bloğu
sokağın
engelle
mahallede
kapatın
blokla
blocking
blok
bloğu
bloke
engel
bir bloğu
sokağın
engelle
mahallede
kapatın
blokla
stop
kesin
engel
durak
yeter
artık
son
dur
kes
bırak
durun

Examples of using Engelledi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
daha kötü bir şey yapmadan onu engelledi.
Jake heard me scream and stopped her.
ABDnin zenci Amerikan halkının yaşadığı eşitsizlik… Amerikan hayalini engelledi.
The inequality suffered by the American Negro has hindered the American dream.
Boşnaklar SC hükümetini engelledi, anayasa mahkemesine dilekçe sundu.
Bosniaks block RS government, petition constitutional court.
Ona bütün hikayeyi anlatmayı denedim ama Riedenschneider beni engelledi.
I tried to tell him the whole story, but Riedenschneider stopped me.
Ordu, beni yıllarca engelledi.
For years, the military has hindered my plans!
Darkrai, enerji patlamasını engelledi ama… uzun süre bunu yapamaz?
Darkrai's blocking the explosion's energy, but-- for how long?
Bu siteleri engelledi ve devrimi durdurmaya çalıştı?
And block these sites and try to stop the revolution?
Ona bütün hikayeyi anlatmayı denedimama Riedenschneider beni engelledi.
I tried to tell him the whole story, but Riedenschneider stopped me.
Fakat annen onu engelledi. Bu doğru, değil mi?
But mommy made him stop isnt that right?
Uzaylı bir kalkanı devreye sokup, bütün algılayıcılarımızı engelledi.
The alien has thrown up a shield, blocking all our sensors.
Ama Seol Gong Chane âşık olmam yalan söylememi engelledi.
But falling for Seol Gong Chan, has made me stop lying.
Doğrulandı. Uzaylı bir kalkanı devreye sokup, bütün algılayıcılarımızı engelledi.
The alien has thrown up a shield, blocking all our sensors. Confirmed.
görüşü kısmen engelledi.
partially obstructed view.
O saldırıyı engelledi.
She averted the attack.
Bulunduğum durum benim sorumlu bir evlat olmamı engelledi.
What I am prevents me from being a responsible daughter.
Yargıç Calavius onu aşağıladı, arzularını engelledi.
Magistrate Calavius insults him, obstructs his ambitions.
Ve bu bahsettiğin hükümet… senin mektup yazmanı da mı engelledi?
It prevents you from writing letters also? And this government you speak of?
Ordu, beni yıllarca engelledi.
For years, the military obstructed me.
Marge, bir kez daha, senin şu anaerkil bilgeliğin felaketi engelledi.
Marge, once again, your mom-ly wisdom averted disaster.
Rusya, AGİTin Gürcistan misyonunun görev süresinin uzatılmasını engelledi.
Russia blocks extension of OSCE Georgia mission.
Results: 392, Time: 0.0517

Top dictionary queries

Turkish - English