ETTILER in English translation

and
ve
ayrıca
peki
edip
hem
sonra
ise
arasında
have
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
accepted
kabul
kabullenmek
razı
followed
takip
izleyin
sonra
ardından
takip edin
uy
peşinden
uyarız
izler
uygula
to keep
tutmak
saklamak
devam etmek
kalmasını
korumak
tutacak
sürekli
etmek
tutabilmek için
sağlamak için
to continue
devam etmek
sürdürmeye
sürmesine
devam edelim
devam edin
declared
beyan
ilan
ilan et
açıkla
deklare
ilan ediyorum
have had
içtin
destroyed
yok
imha
tahrip
perişan
yıkmak
yok et
mahvet
yoket
imha et
parçala
to recommend
önermek
tavsiye etmek
önereceğim
ettiler
öneriyorum
have acknowledged
for you

Examples of using Ettiler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Beni takas ettiler. Zao.
Zao. I'm being traded… for you.
Brighton Falls sakinleri bu aksam siradisi bir hadiseye taniklik ettiler.
Residents of Brighton Falls have been witness.
Dostlarımızın yarısından fazlası onları evlerine davet ettiler.
Half ourfriends have had them around to bloody dinner.
Onlar, zulmü bize etmediler, kendilerine ettiler.
And they wronged Us not, but themselves they were wont to wrong.
Zao. Beni takas ettiler.
Zao. for you. I'm being traded.
Onlar, zulmü bize etmediler, kendilerine ettiler.
And they wronged Us not- but they were[only] wronging themselves.
Ama beni çoktan bertaraf ettiler!
But I have been pushed aside!
Bana zarar veren kötü niyetli haberler yayımlamaya devam ettiler.
Continued to be published, Malicious and damaging articles and it was too hard to endure.
Muhtemelen bizi fark ettiler.
Spotted us. They have probably.
Bizi rezil ettiler.
We have been humiliated.
Ama sanırım beni fark ettiler.
I think I have been spotted.
Büronun astronomları… hesaplamalarınızı teyit ettiler.
Confirmed your calculations.- Bureau astronomers have.
Annen ve erkek arkadaşı bu sabah kavga mı ettiler?
Did your mom and her boyfriend have a fight this morning? Is that what happened?
Bize iftira ettiler.
We have been framed.
İşte bu yüzden William sıtmaya yakalanınca Romayı terk ettiler.
That's why they left Rome, was because William had malaria.
Daf ve Karen kavga ettiler.
Dav and Karen had a barney.
Alexi Londrada yatılı bir okula kayıt ettiler.
Alex has been enrolled at a London boarding school.
Ama insanlar benim kıyafetlerime dikkat ettiler.
But people did pay attention to what clothes I had.
Pete ve Taylor baya akşam ettiler dün gece.
Pete and Taylor had quite the night.
Pete ve Taylor baya akşam ettiler dün gece.
Pete and Taylor had quite the night last night.
Results: 320, Time: 0.0728

Top dictionary queries

Turkish - English