Examples of using Fatih in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Fatih olacaksın… ancak beraber çalışırsak.
Sizi fatih sanmıştım.
Fatih olarak Caesarı onurlandıracağız.
Fatih kahramana selam verin.
Fatih Sultan Mehmet, birçok açıdan dünya tarihinin doğasını değiştirdi.
Fatih Sultan Mehmet, birçok açıdan dünya tarihinin doğasını değiştirdi.
Inci yüzyıla fatih ünvanını nasıl kazandığımı göstermenin zamanı.
Fatih zamanında o sarnıçta böyle bir şey olsa ben bilirdim.
Osmanlılar fatih oldukları topraklarda artık istila ile yüzleşiyordu.
Mehmet, büyük dedesi gibi, Fatih olsun. Osmanlı topraklarını genişletsin.
Ama Osmanlılar onu sonsuza dek Fatih'' olarak bileceklerdir.
Tezimin özü, Türklerin fatih bir kültür olması.
Bir kere ona Fatih Savaşçı demişti.
Bağışlayın, Khaleesi, ama atanız Fatih Aegon Krallıklardan altısını hakkı olduğu için ele geçirmedi.
Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbulun fethine girişmeden önce şu anda önünde bulunduğum Rumeli Hisarı Kalesini yaptırmış.
Yılında İspanyol Fatih Francisco Pizarro… bu İnka imparatorunu, Peru dağlarındaki Cajamarca şehrinde yenilgiye uğrattı.
tarihin önemli şahsiyetlerinden Fatih Sultan Mehmet liderliğindeki bir fetihle 1463 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirilene kadar özerkti.
İspanyol kâşif ve fatih.
Neden papa tarafından tercih William Fatih, kısa sürede teslim oldu liderleri istedim,
Fatih için ve bu dünyanın gördüğü en büyük hanedan için uygun bir yer haline geldi.