GERGIN in English translation

nervous
gergin
sinir
tedirgin
asabi
ürkek
heyecanlı
endişeli
endişelendiriyor
geriliyorum
heyecanlandım
tense
gergin
zaman
uptight
gergin
sinirli
tutucu
telaşlı
heyecanlı
kasıntı
anxious
tedirgin
gergin
endişeli
hevesli
kaygılı
endişelendiriyor
huzursuz
istekli
heyecanlı
sabırsız
jumpy
gergin
ürkek
sinirli
tedirgin
diken üstündeyim
tension
gerilim
tansiyon
gergin
gerilme çok
edgy
sinirli
gergin
huzursuz
heyecanlı
keskin
taut
gergin
sıkı
dipdiri
jittery
gergin
sinirli
asabi
heyecanlı
aradığınız kelime sinirli
stiff
sert
katı
ceset
kaskatı
gergin
kasıntı
tutulmuş

Examples of using Gergin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Gergin çömez bir ajan fazla heyecanlandı.
A jumpy junior agent got over-excited.
Gergin görünüyorsun. Kurbanın saçından çıkanı yüzlerce ürünle karşılaştırdım.
I compared our victim's wax to over 100 different products. I think you look stressed.
Ne kadar gergin, güvensiz, korku doluydum, hatırlıyor musun?
Remember how anxious, how insecure, how terrified I was of living life?
Eminim gözetim memurunun birkaç gergin ilişkisi vardır.
I'm sure the probation officer had more than a few strained relationships.
Luke, senin de bu kadar gergin biriyle uğraşılmayacağını iyi bilmen gerekirdi.
Luke, you know better than to mess with someone so uptight.
Hepinizin bildiği üzere… Hindistan- Çin sınırında durum çok gergin.
As you all know… there's tension on the Indo-China border.
Köprü gergin ve zemin sabitleyicisi tamamsa sıra kapanı oluşturmakta.
With the bridge taut and the ground anchor in place, it's time to construct her trap.
Tom gergin görünüyor.
Tom looks jittery.
Gergin görünüyorsun. Güzel gösteri Sör Henry!
Good show, Sir Henry. You seem edgy.
David seni hiç bu kadar gergin görmemiştim.- Oraya bakma?
Don't look back there! David, I have never seen you so jumpy.
Gergin görünüyorsun.- Şerefe.
You look stressed. Cheers.
Kübiğinde gergin, yorgun ya da keyifsiz hissediyor musun?
Do you ever feel anxious, tired or depressed in your cubicle?
Hayes ve Harperın ilişkisi… yıllar boyunca gergin olarak tanımlandı.
Hayes and Harper's relationship has been described as strained over the years.
Annen gelecek diye bu kadar gergin olduğuna inanamıyorum. Tanrım.
Oh, God. about your mom coming. You're so uptight.
Biraz gergin hissediyorum.
I'm feeling a bit stiff.
Tomun gergin olduğunu biliyorum.
I know that Tom is jittery.
Gergin teli.
The taut wire.
Gergin olduğunu görebiliyorum oğul.
You're edgy, my son.
Ben gergin değilim, Randall, aklımı kaçırıyorum.
I'm not stressed, Randall, I'm losing my mind.
Daha az gergin görünüyorsun.- Çok iyi!
Things are finally turning around You seem a lot less anxious.
Results: 3661, Time: 0.0504

Top dictionary queries

Turkish - English