GETIRDI in English translation

brought
getirmek
götür
götürün
getirir misin
buraya getirin
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
back
geri
arka
tekrar
yeniden
yine
arkadan
sırt
döndü
dönerim
dönüş
delivered
teslim
kurtar
götür
ver
doğurtmak
ilet
getir
ulaştır
gönder
dağıt
here
al
var
işte
şu
burada
geldi
buyur
şuraya
dragged
sürükleyerek
zorla
sürükleme
çek
getirmene
direnci
sürtünme
götür
zenne
travesti
brings
getirmek
götür
götürün
getirir misin
buraya getirin
bring
getirmek
götür
götürün
getirir misin
buraya getirin
bringing
getirmek
götür
götürün
getirir misin
buraya getirin
get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın

Examples of using Getirdi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kedi az önce içeri bir şeyler getirdi.
The cat's just dragged something in.
Pek hoş karşılanmadığın bu yere, ne getirdi ki seni?
What' here that takes you where you're not welcome?
Kanyonlarda ise yağmurlar, nihayet kapuçinler için hayatı daha kolay hâle getirdi.
Back in the canyon lands, the rains have finally made life easier for the capuchins.
Mary! Bu paketi kim getirdi?
Who delivered this parcel? Mary?
Chase sizi buraya nasıl getirdi?
How would Chase get you here?
Horatio, bak Stetler kimi getirdi.
Horatio, look who Stetler dragged in.
Ancak kader sizi yuvadan bu kadar uzakta biraraya getirdi.
But fate has united you together here so far from home.
Afrikaya zencilerin katılabildiği… ilk dövüş şampiyonasını Don King getirdi.
Black-promoted championship fight in Africa. Don King delivered the first-ever.
Sapasağlam olarak. Jaguar onu bize getirdi.
The jaguar guided him back to us, safe and sound.
Peki bu beni nereye getirdi?
And where did that get me?
Dawn, bir rezillik yapmasın diye beni beraberinde getirdi.
Dawn dragged me along to make sure she doesn't do anything to embarrass herself.
Asp, tren büyüklüğünde bir arabayla bizi getirdi.
The Asp drove us here in a car the size of a train.
Dr. Brennan, ordu istediğiniz dosyaları getirdi.
Dr. Brennan, the military delivered all the paperwork you requested.
Ama geçen sefer onu başladığı yere getirdi, değil mi?
But last time it took him right back to where he started?
Bu seni nereye getirdi?
Where does that get you?
Beni buraya bingo oynamak için onlar getirdi.
They dragged me in here for a game of bingo.
Çünkü Bay Johnson bana çok cazip bir teklif getirdi.
Cause Mr Johnson here, has just made me this very attractive proposal.
Dr. Brennan, ordu istediğiniz tüm dosyaları getirdi.
Dr. Brennan, the military delivered all the paperwork you requested.
Dave böyle bir ateş parçasını böyle bir partiye nasıl getirdi?
How did Dave get a hottie like that To a party like his?
Bak akıntı ne getirdi.
Look what the tide dragged in.
Results: 9471, Time: 0.048

Top dictionary queries

Turkish - English