HALI in English translation

state
eyalet
devlet
hal
durum
ülke
hükümet
savcılık
hal
hall
so
yani
peki
öyle
yüzden
kadar
böylece
demek
o yüzden
ki
de
when
zaman
ne
hani
iken
sırasında
derken
en
sırada
gelince
yaşındayken
version
versiyon
halim
sürüm
sürümünü
halini
uyarlaması
then
sonra
o zaman
ardından
peki
böylece
derken
öyleyse
o halde
halde
zamanlar
self
benlik
öz
haline
kendi kendini
kişiliğini
kimliğini
well
iyi
şey
peki
evet
eh
aslında
öyle
güzel
eee
o zaman
way
böyle
mümkün
öyle
yolu
taraftan
şekilde
bir yol
imkanı
yöne
şekli
is

Examples of using Hali in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
O suratın hali ne öyle?
Then what's with the look?
Bu yavaşlatılmış hali.
So this is slowed down.
Kanlı Yarış arabalarının motorlarının devasa hali.
A giant version of the Blood Drive engine.
Ölü olma hali.
That state being dead.
Maskeni çıkarttığında kızın yüzünün alacağı hali görmek için sabırsızlanıyorum.
I can't wait to see the look on her face when you take it off.
Ama Hali öldü. Güvendesin.
You are safe. But Hali is dead.
Babanızın genç hali ve onun gibi.
Well, your daddy. Only younger…-… and just as.
Hali terk etmem gerektiğini ne zaman anladım, biliyor musun?
Do you know when I realized that I had to leave Hal?
Her zamanki hali, kısa ve Asyalı.
Her usual, curt, Asian self.
Firavn:'' Peki ya ilk nesillerin hali ne olacak?'' dedi?
Pharaoh said:"What then is the condition of previous generations?
Şu anda eski bir makinenin tamamen yağlanmış hali gibi hissediyorum.
So this is what it's like being part of a well-oiled machine.
Bu teknolojinin kısa hali.
That's the short-bus version of this tech.
Hepimizin iyiliği için… kendini içinde bulduğun bu hali geçici kılman gerekiyor.
It would be best for you that you make this state you find yourself in temporary.
Makinede kâğıt sıkışmıştı. Birkaç karenin yarım basılmış hali var.
I have a few of the prints that were only half-developed when the machine jammed.
Çoğunu Hali yaptı. Bu tarafta!
Hali built most of it. It's over here!
Bedavaya tamir edecek hali yok ya?
Well he's not going to fix it for free is he?
Tom ve Hali almadan gitmiyoruz.
We are going to get Tom and Hal.
Ama en sevdiğim hali, patates kızartması gibi kızarmış olanı.
My favorite way, fried like French fries.
Şu anda Bay Rorynin eski hali Bay Snart ile konuşuyor.
Mr. Rory's earlier self is currently being contacted by Mr. Snart.
Firavn:'' Peki ya ilk nesillerin hali ne olacak?'' dedi?
He said: then what happened to the former generations?
Results: 411, Time: 0.1029

Top dictionary queries

Turkish - English