HALINDEN in English translation

when
zaman
ne
hani
iken
sırasında
derken
en
sırada
gelince
yaşındayken
well
iyi
şey
peki
evet
eh
aslında
öyle
güzel
eee
o zaman
has become
oldun
haline geldi
dönüştü
hale
başladılar
giderek
makes
yapar
yapan
daha
yapıyor
yapalım
yapar mı
kıl
yap
yapın
açın
the plight
durumu
hâli
kötü vaziyetini
so
yani
peki
öyle
yüzden
kadar
böylece
demek
o yüzden
ki
de
then
sonra
o zaman
ardından
peki
böylece
derken
öyleyse
o halde
halde
zamanlar

Examples of using Halinden in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ölüsü canlı halinden daha değerliydi.
She was worth more to him dead than alive.
Sarhoş halinden bıktım.
I'm sick of your drunken behavior.
Halinden memnun değil.
He isn't happy.
Halinden anlayan kimdir?
Who understands your plight?
Halinden anlamıyor değilim Haydon.
I am not unsympathetic to your impecunity, Haydon.
Önceki halinden farklısın.
You're different from before.
Şimdi ki halinden oldukça farklıydı.
It's different from what it looks like now.
Hayat maddenin halinden fazlası değil, sıvı
Life is nothing more than a state of matter, like a gas
Damat halinden memnun.
The groom is satisfied.
Ve hiç bir şey Patty Teyzenin sabah halinden daha kötü değildir.
And there ain't nothin' looks worse than Aunt Patty in the morning.
Ve bizim onu aldığımızdaki halinden beri geriye gidiyor.
And it goes back since way before we got her.
Ne bileyim, halinden memnundun.
I don't know. You seemed happy.
Sanırım son birkaç haftadır Gantin ruh halinden endişeleniyordu.
I think he was wondering about Gant's state of mind these last couple weeks.
Ailesi yaptıklarından, şu halinden nefret ediyor.
Her parents hate what she's doing, what she's becoming.
Bende her şeyin halinden memnunum.
I like the way things are.
Ayrışmış bir kişilik halinden.
From a dissociated personality state.
Arthur Nebe, bu dönemde Elserin yıpranmış halinden Hans Giseviusa seslendi.
Arthur Nebe told Hans Gisevius of Elser's frayed state during this period.
Halinden memnun olmayan birkaç kişiden biriyiz.
We're among the few people left to be unhappy.
İyi halinden dolayı erken tahliye edilmiş.
He got early release for good behavior.
İçerdeki iyi halinden ötürü ödül olarak erişimi kısıtlanmamış tutuklu yapılmış.
As a reward for good behavior on the inside, he's been made an unrestricted-access prisoner.
Results: 97, Time: 0.0684

Halinden in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English