Examples of using Haline in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lizzieye bak, eski haline dönmüş.
Balın oluşumu, polenlerin nektar haline kovana… getirilmesi ile başlıyor.
Şu haline bak, güçlerini kullanıyorsun,
Şunun haline baksana! Kısa etek, fönlü saç!
Neredeyse eski haline döndü.
Hadi buradaki hayatımızın tadını çıkarıp… eski dünyayı kendi haline bırakalım.
Artık büyük bir günü görmekten ötürü vay kafirlerin haline!
Haline bir bak. Adı Brandy.
Senin Avatar haline girmene sebep olabilir.
Yarın sabah eski haline döner.
Tüm bunları düzeltebilirim. Her şeyi olması gerektiği haline getirebilirim.
Hepsini küçük Cumhuriyetçiler haline getirirsin.
Hadi buradaki hayatımızın tadını çıkarıp… eski dünyayı kendi haline bırakalım.
Cuma gecesi, fırtına en beter haline kavuştuğunda bir film oynatacağız.
Şu haline bak, genç bayan.
Arkadaşın güvende. Bu sadece Avatar haline girebilmeni sağlayabilmem için düzenlediğim bir oyundu.
Döndür onu eski haline.
Onların makinelerinde bir dişli haline gelmeni izlemek istemiyorum.
Şu haline bak, babanın karşısında nasıl da havalısın.
O büyük( dehşetli) günü görecek kâfirlerin vay haline!