IHTIMALI in English translation

chance
şans
fırsat
risk
ihtimali
olasılığı
possibility
olasılık
mümkün
ihtimal
muhtemel
imkanı
olanağı
odds
şans
olasılık
ihtimaller
bahisler
oran
oranları
might
olabilir
mayıs
belki
mayi
olabilir mi
maye
edebilir miyim
likely
muhtemelen
olası
büyük olasılıkla
mümkün
daha
ihtimali
olasılığı
yüksek
yatkın
possible
mümkün
olası
muhtemel
olabilir
olabilecek
en
imkansız
ihtimali
olasılığı
olanaklı
could
olabilir
edebilir
olabiliyor
edebilecek
daha
bir
yapabilir
olamaz
bile
nasıl
probability
olasılık
ihtimalle
büyük olasılıkla
olma ihtimali
bir olasıiık
prospect
çaylak
çömez
olasılığı
ihtimalinden
umudu
beklentisi
way
böyle
mümkün
öyle
yolu
taraftan
şekilde
bir yol
imkanı
yöne
şekli
there

Examples of using Ihtimali in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Alpakanın, bu sözde Ucube Kurtun kurbanı olma ihtimali var mıdır?
Could the alpaca have been a victim of this so-called Wonder Wolf?
Marwanın Serviste olma ihtimali ne?
What's the probability that Marwan's even in the facility?
Kevinın bu işten sağlam kurtulma ihtimali yok değil mi?
And there's no way that Kevin's getting out of this intact,?
Beyler, hiç uzlaşma ihtimali yok mu?
Gentlemen, is there no room for a compromise?- No?
O gece Hectoru ziyaret edecek bir kadın… olma ihtimali var mı?
That a woman could have been visiting with hector that night?
Hepimizin bir işinin olması ihtimali ne?
What's the likelihood of us all holding down jobs?
Sevdiğim birisini. Sadece birisini kaybetme ihtimali ile başa çıkamadım.
Someone i love. i just couldn't deal with the prospect of losing someone else.
Ama yıldızların çarpışma ihtimali çok düşüktür.
The probability of a star, star collision is very low.
Hastamızda vasküler malformasyon olma ihtimali yok.
There's no way that our patient has a vascular malformation.
Senin bir bebeğe bağlanman ihtimali hiç yok.
To a baby. There's no way you're not going to get attached.
Bu ofisle bağlantılı bir kişi olması ihtimali var ya?
The idea that it could have been someone connected to this office?
Bu iki suçun bağlantılı olma ihtimali düşük.
Seems slim. The likelihood of these two crimes being connected.
Birleşik Devletlerin Soğuk Savaşı kaybetme ihtimali% 99a yükseldi.
The probability of the United States losing the Cold War has risen to 99.
Şey, bu gerçeğin onun ölümüyle bir alakasının olması ihtimali var mı?
Well, could that fact have had anything to do with her death?
Şarabın Pepsiden iyi olma ihtimali yok.
No way wine is better than Pepsi.
Nizami gol. Ofsayt falan olma ihtimali?
It was a clear goal. There wasn't a hint of offside?
Bu iki suçun bağlantılı olma ihtimali düşük.
The likelihood of these two crimes being connected seems slim.
Philippenin son bir mesajı olması ihtimali… Dayanılmayacak bir şey.
The prospect of one last message from Philippe is… It's almost too much to bear.
Uyuşturucu veya alkol olma ihtimali?
Probability of drugs and/or alcohol?
Özel hayatınızla ilgili birinin size saldırmış olma ihtimali var mı?
Could anyone in your private life have a reason to assault you?
Results: 2614, Time: 0.0484

Top dictionary queries

Turkish - English