Examples of using Itiraf in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Rabbe isyanımı itiraf edeceğim deyince.
Sen de itiraf edeksin, Tom.
Ki babasını öldürdüğünü sen itiraf edince şimdi o sessiz kalacak.
Mankowski, itiraf edecek misin yoksa döve döve mi söyleteyim?
Suçlamalari itiraf edene dek degil ve asla etmeyecegim.
Başka neyi itiraf etmeni istediğini bilmediğine emin misin?
Hepimiz itiraf etmekten nefret ediyoruz.
Ve bu itiraf panosunu açıklıyor Değil mi?
Yapmadığım bir şeyi itiraf edemem ki.
Alin itiraf edeceğini bilirsem ben de itiraf ederim.
Bu itiraf yerine geçer.
Bunu itiraf olarak kabul ediyoruz.
Sadece itiraf etmeni istiyorum.
Clairee her şeyi itiraf mı edeceksin?
Yarın sabah kabullenme ve itiraf, yoksa hepiniz ölüsünüz.
Sence itiraf edecekler mi?
Günahınızı itiraf edip kefaretini ödediniz.
Bir tutku suçunun itiraf şeklinde gelmesine neden olmuştu.
Günahınızı itiraf edip Tanrının bağışını kazanmanızı istiyorum.
Ama itiraf ettim.