Examples of using Katlanarak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kati, Penelope, Constanceın ustalıkla temsil edildiğini görmek güzel.
Sekiz katlı bir binadan düştün ve hayattasın.
Margatete, altı katlı, bayağı farklı bir şey.
Kati New Yorkta mı gördünüz?
Bu adam katlanılmaz olmaya başladı.
Katlanılmaz saçmalık!
Kata egzersizlerinize devam edin.
Katlanılmaz oldum ve daha kötüsü o sevecen oldukça ben uzaklaştım.
Sadece gerçek doktorlara katlanamıyorsun, değil mi?
Bugün Kati alışveriş merkezine yeni kıyafetler almaya götüreceğim.
Yüksek mühendislik katını duymuştum ama şaka olduğunu sanıyordum.
Yukarı kata çıkıp rampayı takip et.
Katlanılmaz kadın!
Tahminimce bizi R katına inmeye zorlamak istiyorlar.
Evde yaşamak katlanılmaz oldu. Biz de kaçmaya karar verdik.
Tüpler ikinci katın güneybatı köşesindeki kilerde.
Ben, Severide. Beşinci katın batı tarafında merdivene ihtiyacım var.
Birileri üst kata gizlice sızabilir, kapıyı çalabilir.
Neden 20 katlı ya da 50 katlı diyorlar?
Nüfusumuz katlanarak büyüyor.