KATLANARAK in English translation

exponentially
katlanarak
üssel olarak
üstel
katlayarak
kat kat
folds
katlayın
katla
kat
katını
pas
kıvrımı
bükümü
enduring
katlanmak
dayanmak
tahammül
devam
durdukça
katlanan
kalıcıdırlar
sabret
dayanırım
sürekli

Examples of using Katlanarak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kati, Penelope, Constanceın ustalıkla temsil edildiğini görmek güzel.
Kati, Penelope, nice to see Constance so ably represented.
Sekiz katlı bir binadan düştün ve hayattasın.
You survived falling eight stories out of a building.
Margatete, altı katlı, bayağı farklı bir şey.
It's in Margate, six stories. It's quite something.
Kati New Yorkta mı gördünüz?
You saw Kat in New York?
Bu adam katlanılmaz olmaya başladı.
Man's becoming insufferable.
Katlanılmaz saçmalık!
Unbearable rubbish!
Kata egzersizlerinize devam edin.
Keep practicing your kata.
Katlanılmaz oldum ve daha kötüsü o sevecen oldukça ben uzaklaştım.
I became unbearable and the worse I got the more indulgent he became.
Sadece gerçek doktorlara katlanamıyorsun, değil mi?
You just can't stand real doctors, can you?
Bugün Kati alışveriş merkezine yeni kıyafetler almaya götüreceğim.
I'm taking Kat to the mall this afternoon to buy a new dress.
Yüksek mühendislik katını duymuştum ama şaka olduğunu sanıyordum.
I heard about the honors engineering floor, but I thought it was a joke.
Yukarı kata çıkıp rampayı takip et.
Got to go up the stairs. Follow the ramp.
Katlanılmaz kadın!
Insufferable woman!
Tahminimce bizi R katına inmeye zorlamak istiyorlar.
My guess is they wanna force us down to Level R.
Evde yaşamak katlanılmaz oldu. Biz de kaçmaya karar verdik.
Living at home is unbearable, so we have decided to… run away.
Tüpler ikinci katın güneybatı köşesindeki kilerde.
Canisters are in a storeroom, southwest corner, second floor.
Ben, Severide. Beşinci katın batı tarafında merdivene ihtiyacım var.
This is Severide, I need a ladder on the west side window, fifth floor.
Birileri üst kata gizlice sızabilir, kapıyı çalabilir.
Anybody could have sneaked up the stairs, knocked on the door.
Neden 20 katlı ya da 50 katlı diyorlar?
Why do they say 20 stories or 50 stories high?
Nüfusumuz katlanarak büyüyor.
Our population is growing exponentially.
Results: 59415, Time: 0.0396

Katlanarak in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English