Examples of using Komiser in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çoğunuz Komiser Gillespieyi tanıyorsunuz. Teşekkürler.
Burada ne işin var? Komiser. Sykes.
Komiser Fosterla tanışıyordunuz?
Komiser. Stottlemeyer.
Evet, ama Komiser Clément…-… orada kamera olmadığını söyledi.
Merhaba komiser, nasılsın?
Komiser odalarımda arama yapmak istedi. Ne istiyorsun?
Yaz. Komiser Troçkinin acil emridir.
Çoğunuz Komiser Gillespieyi tanıyorsunuz. Teşekkürler.
Bu yüzden mi ilk görüşmenizde Komiser Fosterı etkisiz hale getirmediniz?
Komiser Choi, zamanımız tükeniyor.
Peki siz komiser? Siz de aşık mısınız?
Gelemem. Komiser bütün gece gözaltı kayıtlarını tutmamı istiyor.
Ne istiyorsun? Komiser odalarımda arama yapmak istedi.
Komiser. Bu kendini boğduran adamın bizde kaydı var.
Siz söyleyin Komiser Yoldaş hayat neden böyle?
Komiser Batistayla yalnızca meslektaş ve iş arkadaşıyız.
Komiser Choi artık bizimle çalışıyor.
Komiser, ben de bu olaydan hiç beklemediğim bir ders çıkardım.
Ama komiser bunu bilmiyor… Beatrice da bilmiyor.