Examples of using Komple in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Komple balık, baktım.
Yani yan cephesine, çatısına… oteli komple teraslarla genişleteceğiz.
Bu komple saçmalık beyler.- Ortağımı.
Biri, kargodan, komple bir müze sergisini çalmış. Saçmalama.
Komple balık, baktım.
Komple bar ve tatlıyla kahve istiyoruz.
Komple yıkama.
Biri, kargodan, komple bir müze sergisini çalmış.
Okulda bize, komple muamele isteyen müşterilere nasıI davranacağımızı öğrettiler.
Galiba şu komple bacaklı olanı deneyeceğim.
Biri, kargodan, komple bir müze sergisini çalmış.
Komple eğlence deneyimi!
Komple itiraf. Temiz mahkûmiyet.
Hayır, komple yanlış yapıyorsunuz yani.
Sistemin komple değişmesi gerekiyor.
Komple itiraf. Temiz mahkûmiyet.
Evet, fakat Senin dışın gençken burası komple çiftlikti.
Komple vücut masajı yapan
Ülke çapında komple gözetim.
Dün gece Ericayı komple gördüm dostum.