Examples of using Kutuda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kutuda dört mermi eksik.
Kutuda yılan?
O kutuda numuneler veya kalıplar vardı.
Kutuda bile değiller.
Bence ya kutuda ya da konserve olmalı. Hızlı olan makbuldür.
Cevap o kutuda değil oğlum.
Ben kutuda ve konservedeki balıklardan bahsetmiyorum.
Beş final kutuda, Profesör McDoogleın ekonomi finali şimdi sırada.
Belki kutuda bir kart vardır.
Patlamış mısırları açık kutuda almayı bırakın!
Kutuda beş bin mermi.
Yukarıda yatak odasındaki kutuda o kadar nakit bulunduruyor.
Kutuda bir dosya vardı.
Kutuda ve ip üzerinde başka bir ipucu bulamadım.
Kutuda 4 kilo ağırlığında bir tane daha var.
Kutuda 64 bitlik RISC CPU yongası
Diyet Shasta, teneke kutuda, oda sıcaklığında, pipetsiz.
Şimdiye kadar kutuda olanlar sadece şamataydı.
Kutuda ne vardı?
Bu kutuda dünyanın yansımasını göreceksin demişti.