Examples of using Objektif in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu nedenle, objektif tipi bir metal filmin,
Titiz ve objektif olmaya çalışıyorum.
Bayan Falangie, burada objektif biri olarak bir soru sorabilir miyim?
Bu farkı anlayacak kadar objektif olan tek kişi ben miyim?
Objektif olmayı becerebilirler mi?
Objektif gözlem çarpıtıldığında.
Ben objektif olmanın ta kendisiyim!
Bunu objektif ve profesyonelce yapmanı bekliyorum.
Daha fazla objektif davranamam bile.
Shirley, olaylara objektif bakamayacak kadar size yakın biri olabilir.
Bu nedenle kokunun objektif ve analitik olarak ölçülmesi imkânsızdır.
Hayalet Katil konusunda objektif olamayacağımı düşünüyor.
Komisyonun Makedonyayı adil, objektif ve kapsamlı bir şekilde değerlendireceğinin de sözünü vermişti.
Objektif olmanız gerekmiyor mu?
Artık objektif olamıyorum.
Objektif değiIsin. Onu yok etmek istiyorsun.
Objektif olalım. Tabii!
Objektif olalım.
Yani objektif olabilirsin.
Gina objektif birini seçmedi. Hayır.