IMPARTIAL in Turkish translation

[im'pɑːʃl]
[im'pɑːʃl]
tarafsız
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties
adil
fair
just
unfair
fairly
righteous
unjust
equitable
tarafsızım
way
entity
there
here
part
direction
flank
sides
parties

Examples of using Impartial in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Joana, I'm sorry. I really wanted you to pass, but I had to be impartial and fair.
Üzgünüm Joana. Geçmeni çok istemiştim ama tarafsız ve adil olmam lazımdı.
In your dispute with the navy. I would like to clearly state, Billy, that I'm extremely and utterly impartial.
Tamamen tarafsızım. Donanmayla olan anlaşmazlığında… Şunu açıkça belirtmek isterim, Billy.
that I'm extremely and utterly impartial… in your dispute with the navy.
Billy, Donanmayla olan anlaşmazlığında… tamamen tarafsızım.
Is Mr Drummond saying that this expression of an honest emotion will influence the court's impartial administration of the law?
Bay Drummond bu içten coşkunun dışa vurulmasının kanunun uygulanmasında mahkemenin tarafsızlığını etkileyeceğini mi söylemek istiyor?
I remind you of your solemn oath to remain impartial,- to weigh the evidence,
Tarafsız olmak için yemin ettiğinizi, sadece delilleri değerlendirip… etki altında
To weigh the evidence, and independently, to render a verdict of your conscience. I remind you of your solemn oath to remain impartial.
Tarafsız olmak için yemin ettiğinizi, sadece delilleri değerlendirip… vicdanınıza göre kararınızı vermeniz gerektiğini sizlere yine hatırlatırım. etki altında kalmadan.
Yeah, somebody called and said that she might not be reliable, so we just wanted an impartial take.
Evet, birisi aradı ve güvenilmez olabileceğini söyledi. Biz de tarafsız olarak ele alalım istedik.
The trial was neither fair nor impartial, Bulgarian and foreign experts say, suggesting the medics were being scapegoated for the unsanitary hospital conditions.
Bulgar ve yabancı uzmanlar, sağlık görevlilerinin sağlıksız hastane koşulları yüzünden günah keçisi seçildiğini öne sürerek, davanın ne adil ne de tarafsız olduğunu söylüyorlar.
So, first we will participate in a neutral and impartial way to explain to the people, together with the government and the OSCE and others, that we must get rid of those weapons,
Yani, ilk olarak hükümet ve AGİK ve diğerleri ile birlikte tarafsız ve nötr bir şekilde insanlara bu silahların ortadan kaldırılması gerektiğinin anlatılmasında rol alacağız,
objective… and impartial cinematographic information about all important events…
objektif ve tarafsız sinematografik bilgi sağlamak
Ladies, in my official capacity, I am of course impartial, but as a resident, as a Christian, well… the idea
Hanımlar, resmi mevkiimde elbette tarafsızım ama bir sakin olarak,
You have clearly made up your mind not to be impartial in this case… so let's see if you can't wrap up this little lecture, slap me on the wrist… and let me get back to whipping my squad of champions into shape.
Açıkça bu olayda tarafsız olmama kararındasın bu nedenle, bu küçük zılgıtı kısa keselim, sen beni uyar ve bende şampiyon takımımı forma sokmaya gideyim.
At a grocery store means that you are exploiting labor, contributing to global warming. but these days just buying a tomato I know you don't like to learn too much unwittingly supporting toxic pesticides, about life on Earth to remain impartial.
Istemeden de olsa zehirli tarım ilacını desteklemek, Tarafsız olabilmek için Dünyadaki hayatı öğrenmekten hoşlanmadığınızı biliyorum emeği sömürmek ve küresel ısınmaya katkıda bulunmak demek. ama günümüzde marketten domates almak bile.
Unwittingly supporting toxic pesticides, I know you don't like to learn too much at a grocery store means that you are but these days just buying a tomato exploiting labor, contributing to global warming. about life on Earth to remain impartial.
Istemeden de olsa zehirli tarım ilacını desteklemek, Tarafsız olabilmek için Dünyadaki hayatı öğrenmekten hoşlanmadığınızı biliyorum emeği sömürmek ve küresel ısınmaya katkıda bulunmak demek. ama günümüzde marketten domates almak bile.
Unwittingly supporting toxic pesticides, at a grocery store means that you are exploiting labor, contributing to global warming. about life on Earth to remain impartial, I know you don't like to learn too much but these days just buying a tomato.
Istemeden de olsa zehirli tarım ilacını desteklemek, Tarafsız olabilmek için Dünyadaki hayatı öğrenmekten hoşlanmadığınızı biliyorum emeği sömürmek ve küresel ısınmaya katkıda bulunmak demek. ama günümüzde marketten domates almak bile.
this court after due and impartial deliberation of this case, finds the accused guilty of the crime of which he has been charged,
bu mahkeme davayı tarafsız ve haklı olarak değerlendirdikten sonra sanık işlediği suçtan dolayı suçlu bulunmuştur
a ninth judge, a true and impartial independent, like Tom here.
Tom gibi hakiki ve tarafsız bir Bağımsız olması fikrine katılıyorlar.
A key upcoming challenge in this area, he said, will be"the effective and impartial adjudication of war crimes by the Croatian judiciary", including cases transferred by the UN tribunal in The Hague for domestic trial.
Bu alanda karşılaşılacak önemli bir güçlüğün, Laheydeki BM mahkemesinin iç yargı sistemine devrettiği davalar da dahil olmak üzere'' savaş suçlarının Hırvat yargı sistemi tarafından etkili ve tarafsız şekilde yargılanması'' olacağını belirtti.
Well, we have other higher priorities."- What you really want is you want there to be a system akin to a civilian system where you go to the police and you--your-- the crime is prosecuted by an impartial judicial system.
Aslında istediğiniz sivil sisteme benzeyen bir sistem yani,… polise gitmek ve sizin ya da suçunuzun tarafsız bir yargı sistemi tarafından yargılanmasıdır.
creating a functioning economy and setting up an impartial legal system.
azınlık haklarının desteklenmesi, işleyen bir ekonomi yaratılması ve tarafsız bir hukuk sistemi kurulmasının da yer aldığı sekiz hedef- uygulamadaki kararlılığını memnuniyetle karşıladı.
Results: 306, Time: 0.0435

Top dictionary queries

English - Turkish