Examples of using Olan borcunu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şimdi bize olan borcunu senin neden ölmeni… istediklerini söyleyerek ödemeye başlayabilirsin.
Ama emin ol, En azından babana olan borcunu ödeyebilirsin.
Sana olan borcumu asla ödeyemem.
Sana Kanadadan beri olan borcumu hatırlamadığımı mı sanıyorsun?
Ve o borç ödenene kadar, burada, Montecitoda ağırlanmayacaksınız.
O borç ödendi, değil mi?
Ama tüm o borçlar? Seni mahveder.
O borcu temizlemek istiyor musun?
O borcu temizlemek istiyor musun?
Başlangıç olarak. O borç ödendi, dostum.
O borç ödendi, dostum. Başlangıç olarak.
O borç ödendi, dostum.
Başlangıç olarak. O borç ödendi, dostum.
O borç ödendi, dostum. Başlangıç olarak.
Ama tüm o borçlar?
O borç da, er ya da geç ödenir.
O borcu senin için sileyim.
O borcu ödeyecekler.
Pek çok açıdan, o borç yasadışı.