OLMAK ZORUNDA in English translation

has to be
olmak zorunda
olmalı
olması gerek
olması gerekiyor
edilmesi gerekiyor
olması gerektiğini
olması gerekir
must be
olmalı
has to happen
olmak zorunda
olması gerektiğini
is gotta be
gotta be
olman lazım
olman gerek
olmak zorundasın
olman gerekir
olmam gerekiyor
işte olmam lazım
had to become
olmak zorundasınız
am it has to be
have to be
olmak zorunda
olmalı
olması gerek
olması gerekiyor
edilmesi gerekiyor
olması gerektiğini
olması gerekir
had to be
olmak zorunda
olmalı
olması gerek
olması gerekiyor
edilmesi gerekiyor
olması gerektiğini
olması gerekir
s gotta be
have to happen
olmak zorunda
olması gerektiğini
had to happen
olmak zorunda
olması gerektiğini

Examples of using Olmak zorunda in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu, bugün olmak zorunda.- Evet.- Pekala.
All right, this has to happen today.- Yes.
Mutlaka bir sebebi olmak zorunda.
There's gotta be some reason.
O tam anlamıyla bir manyak olmak zorunda kaldı.
She literally had to become a maniac.
Bizi sabaha kadar ayakta tutacak bir gece aktivitesi olmak zorunda.
Must be some late-night activities to keep us busy till morning.
Pompey savaşmak veya teslim olmak zorunda kalacak.
Pompey will be forced to fight or surrender.
V8 olmak zorunda. Bence bir Mercedesle gelecek.
Had to be a V8, so I thought it will be a Mercedes.
Orada olmak zorunda değilim.
I ain't gotta be there.
Burada mı olmak zorunda?
And that has to happen here?
Başka bir yol olmak zorunda.
There's gotta be another way.
O, onlardan biri olmak zorunda.
He had to become one of them.
Ganimetten pay almak istiyorsa kurt sabırlı olmak zorunda.
If he wants to share in the spoils, the wolf must be patient.
Herkes bir yerlerde olmak zorunda değil mi Mac?
Everybody's gotta be somewhere, don't they, Mackie?
O olmak zorunda. Belinda Brown.
Had to be her. Belinda Brown.
Diğer endişelerime ek olarak, bu olmak zorunda.
In addition to my other worries, this has to happen.
Tüm kızlar davetlidir, erkekler ise VIP listemde olmak zorunda.
All girls welcome, guys gotta be on my VIP list.
Bunun mantıklı bir açıklaması olmak zorunda.
There's gotta be some kind of rational explanation for this thing.
O tam anlamiyla bir manyak olmak zorunda kaldi.
She literally had to become a maniac.
Yıldızı kaplayacak kadar Fon, 8cmye 8cmlik bir büyük olmak zorunda.
The background must be sufficiently large for the star to measure.
Üzücü şeyler olmak zorunda.
Sad things have to happen.♪.
Bu olmak zorunda.
It's gotta be.
Results: 1624, Time: 0.0544

Olmak zorunda in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English