ORTADAN in English translation

out
dışarı
çıktı
çıkar
dışında
uzak
çıkın
çıkış
çıkacak
orada
çıkart
middle
orta
göbek
ortanca
ortaokul
tam
yarısı
disappear
yok
kayboluyor
görünmez
kaybolmak
ortadan kaybol
yokolmak
center
merkez
orta
pivot
odağı
ortala
eliminated
yok
bertaraf
ortadan kaldırmak
ortadan kaldırın
et
ele
saf dışı
elimine
ekarte
there's
orada
olsun
vardır
yanında
bir
burada
var diye
i̇şte
içinde
mevcuttur
came up
gelin
gelip
yukarı gelin
hadi
gelir
geliyor
gelecek
gelen
gel
çıktı
disappearance
kayboluşu
kayboluşundan
kayboluşuyla ilgili
kayıp
kaybolmasıyla
ortadan kayboluşunu
ortadan kaybolmasıyla ilgili
kayboluşuna dair
vanish
yok
kayboluyor
kaybolduğunu
ortadan kayboldu
kaybolan
ortadan yok
kayıplara
showed up
ortaya
ortaya çıktın
göstermek
görünür
çıkageldin
çıkıp

Examples of using Ortadan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Chul ortadan kayboldu ve Yeon-joo canlı bir şekilde tekrar ortaya çıktı.
And Yeon-joo showed up alive and well. Chul disappeared.
Ortadan kaybolalı… 13 aydan fazla oldu.
It's been more than 13 months since the disappearance.
Ve ortadan.
And the center.
Ve seni incitmeden iki günlüğüne ortadan kaybolamayacağımı da biliyorum.
And I know I can't just vanish for two days without hurting you all.
Buradan başla. Bıçağını bu açıyla tut, sonra ortadan kes.
You begin here. Angle your knife up like this, then cut down the middle.
Dumanın içine doğru yürüdüm ve… ortadan ikiye bölünmüş bir araç gördüm.
Came up on a car cut in half. I walked into the smoke and.
Bakalım ortadan ayırınca nasıl oluyor.
Let's see how you look with a centre parting.
Bu dağın ortaya çıktığı gün ortadan kayboldu.
She disappeared the day that mountain showed up.
Ceset tamamen ortadan kaldırılmalı.
The corpse has to vanish completely.
Gidelim, önden ve ortadan.
Let's go. Front and center.
Cevap bana basit gözüküyor- onu ortadan ikiye bölelim.
Split her down the middle. The answer seems simple to me.
Hayır. Ne tür insanlar polisleri öyle ortadan kaybedebilir? Neden?
No, why? What kind of people can make cops just disappear like that?
Dördüncü sıra, ortadan.
Fourth row, centre.
Tam ayarlı subaplı süspansiyonu ve ortadan sürüş pozisyonuna sahip.
It has fully adjustable push-rod suspension, and a central driving position.
Clippers biletleri. Ortadan üçüncü sıra.
Third row, center. dixon: syd, clippers tickets.
Bana söylediğin şeyden sonra ortadan kaybolamazsın.
You can't just vanish after what you told me, Nina.
Soldan, sağdan ve ortadan.
From the left, right and centre.
Dördüncü sıra, ortadan.
Fourth row, center.
Tam ayarlı subaplı süspansiyonu ve ortadan sürüş pozisyonuna sahip.
And a central driving position. It has fully adjustable push-rod suspension.
Biliyorum. En ön ve ortadan dostum.
Front and center, buddy.- I know.
Results: 972, Time: 0.0613

Top dictionary queries

Turkish - English