Examples of using Pasif in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Pasif, entelektüel farklılığına.
Bir kere olsun şu pasif agresif saçmalıklarını bırakamaz mısın, lütfen?
Tüm bu pasif insanlardan kurtulmaya.
Ben senin hala pasif oğlanın olmak istiyorum.
Pasif ve hoşgörülü insanlar saldırganlaşmaya başlarlar.
Daha çok pasif ortak konumundayım şu an.
Gündüzleri mercanlar pasif ve bitki gibi görünebilir ancak geceleri aktif avcılara dönüşürler.
Birçok Müslüman pasif sempati duyabilir.
Ama pasif ve kararsızdı.
Evlilikte pasif biri.
Toplum pasif kaldığında ise, işte o zaman gerçekten korkuyorum.
Pasif suçluların tekrar suç işleme hızı, aktif suçlulara göre daha fazladır.
Aslında pasif sağ ventrikül içine akar.
Pasif kalır.
Pasif olsam birinin kancigi sayilirdim anlarsin ya?
Rezero pasif, ve onu hareket ettirebiliriz.
Bush'' bir çeşit pasif, ikincil eşeysel özellik.
Pasif suçlu, Brooklynde mülke izinsiz giriş
Maddeye pasif olarak maruz kalmış.
Eğitim felsefesi, pasif öğrenme yerine eleştirel düşünme becerilerini vurgulayacak şekilde değiştiriliyor.