ROL in English translation

role
rol
görev
part
yarı
kısmen
bir parçasi
kısmı
bir parçası
bölüm
rolü
dahil
tarafı
bölümünü
act
hareket
rol
davranın
davranıyorsun
davranış
sahne
davran
yasası
eylemi
gösterisi
pretend
farz
davranın
taklit
yalandan
davran
numarası
gibi yap
farzet
varsay
cast
alçı
kadro
dökme
döküm
ekip
üzerine
oyuncular
atsın
atın
rolü
playing
oynayın
oynarken
oyna
oyun
çal
oynat
çalın
oyununu
çalarken
oyuncağı
rol
acting
hareket
rol
davranın
davranıyorsun
davranış
sahne
davran
yasası
eylemi
gösterisi
roles
rol
görev
pretending
farz
davranın
taklit
yalandan
davran
numarası
gibi yap
farzet
varsay
parts
yarı
kısmen
bir parçasi
kısmı
bir parçası
bölüm
rolü
dahil
tarafı
bölümünü
casting
alçı
kadro
dökme
döküm
ekip
üzerine
oyuncular
atsın
atın
rolü
play
oynayın
oynarken
oyna
oyun
çal
oynat
çalın
oyununu
çalarken
oyuncağı

Examples of using Rol in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Çok teşekkürler, Rol.
Thanks a lot there, Rol.
Rol için geldim.
Here for the casting.
Rol yapıyordum ama şimdi seni görebiliyorum.
I was pretending but now I can see you.
Hiç iyi rol var mı?
Any good parts in there?
Ona hemen şimdi rol vereceğim.
I'm gonna cast him right now.
Rol yönetmeni ile birlikte kızlarla okuyorum,
So I'm reading with the casting director and, girls,
Sadece rol yapıyordum. Evet.
Yes, I have just been pretending.
Düşün bakalım. Ben bu rol için yaratılmışım.
Think about it. I was made for this play.
Bir sürü küçük rol ve çok fazla ihtiras.
Too many bit parts and too much ambition.
Bir efsaneye rol verirdim.
I would cast a legend.
Rol için teşekkür ederim.
Thanks for casting me.- You're welcome.
Sadece rol yapıyordum. Evet.
I have just been pretending. Yes.
O da rol yapacak.
He will play along.
Daha çok seçme, daha çok rol.
More auditions, more parts.
Efendim, filmlere rol dağıtıyorum.
Sir, I cast for movies.
Rol yapmaya devam edersen kim olduğunu unutursun.
You're not gonna remember who you are. If you keep pretending.
Tiyatro oyununda bile rol teklif etmediler.
She hasn't even been offered a play.
Sizin mükemmel olabileceğini bir kaç rol düşünebiliyorum bile.
There's a couple of parts I can think of right now that you might be perfect for.
Rol yapmaya devam edersen… kim olduğunu unutacaksın.
You're not gonna remember who you are. If you keep pretending.
Sen az önce Martin Scorsesenin rol yönetmenine doğaçlama yaptın demek.
You just did an improve for Martin Scorsese's casting director.
Results: 3092, Time: 0.043

Top dictionary queries

Turkish - English