SAKIN in English translation

calm
sakin
durgun
soğukkanlı
sükunet
relax
rahat
rahatlamak
dinlenmek
sakin ol
gevşe
easy
kolay
yavaş
basit
rahat
sakin ol
ağırdan
quiet
sessiz
sakin
sus
sessizdir
cool
güzel
harika
iyi
süper
hoş
sakin
serin
soğuk
soğukkanlı
karizmatik
chill
soğuk
ürperti
rahat
serin
sakin ol
rahatla
soğut
üşütme
ürpert
sakinleş biraz
calmly
sakin
sessizce
bir şekilde
steady
sabit
sakin
sağlam
düzenli
sürekli
düzgün
yavaş
istikrarlı
kararlı
dengeli
down
aşağı
yere
indirin
indir
düştü
oraya
alt
bırak
vuruldu
eğil
just
sadece
az önce
yalnızca
yeni
tıpkı
yeter
tam
hemen
biraz
daha yeni
settle down
slow down

Examples of using Sakin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bırak onu! Sakin ol ve dinle yoksa başın derde girecek!
Settle down and mind, or there will be trouble!
Sakin ol. Sarhoş bu!
She's just drunk. Why's she doing that?
Sakin, sakin. Will,
Chill. Chill. Will,
Sakin ol. Sakin ol, kızım. Sorun ne?
Steady, hey, steady, girl. Hey, what's the matter?
Karına da söyledim kimseyi vurmayacağım. Sakin ol.
So put it down. I told your wife I'm not gonna shoot anyone.
Duruşma sırasında, Van Damme baya sakin göründü ve sessiz kalmaya devam ediyor.
During the trial, Van Damme seemed quite serene and wishes to remain silent.
Larry sakin ol biraz çok hızlı gidiyorsun.
Larry… Larry, slow down. You're goin' a tad fast.
Hadi. Sakin ol.
Come on, fella. It's okay, settle down.
Tamam, sakin, herkes normal davransın tamam mı?
Okay. Everybody just pretend to be normal, okay?
Sakin, sakin. Will,
Chill.- Chill. Will,
Sakin! O trende. Sakin!
Now steady, steady. She's on the train!
Ne yapıyorlar?- Sakin ol?
Hey, careful down there! What are they doing?
Donduruculu hapishane sisteminin apaçık sakin insancıllığını takdir bile etmen gerekir?
Even you must appreciate the persuasively tranquil humanity of the cryo-prison system?
Sakin ol, sakin ol hepimiz aynı takımdayız.
Slow down, slow down. We're all on the same team here.
İspanyollar halen güneşin altında, sakin ve huzurlu olarak kastanyet oynuyor.
Spaniards still play castanets. Serene and peaceful under the sun.
Herkes'' Sakin ol biraz telefonu… kullanmıyoruz'' der gibi.
We're not using our phones. Everyone's like,"Hey, settle down.
Sakin ol. Bu bir uyku getirici alfa ritim düzenleyicisi.
It's just a sleep-inducing alpha rhythm generator. Relax.
Sakin ol, dostum. Hadi ama, iltifattı.
Come on, it was a compliment. Chill, man.
Bekleyin. Sakin.- Will! Sakin! Will?- Bekleyin?
Steady.- Will? Hold. Steady.- Hold. Will?
Ne? Biraz sakin olan Peder.
What?-Just tone it down a little bit, Father.
Results: 13251, Time: 0.086

Top dictionary queries

Turkish - English