SANIYE in English translation

second
ikinci
saniye
bir saniye
bir dakika
an
wait
beklemek
bir dakika
walt
bir saniye
dur
durun
beklerim
sec
bir saniye
bir dakika
biraz
sn
secim
just
sadece
az önce
yalnızca
yeni
tıpkı
yeter
tam
hemen
biraz
daha yeni
minute
bir dakika
dakikasında
an
moment
bir dakika
biraz
zaman
bir saniye
bir anlık
anında
anda
an
seconds
ikinci
saniye
bir saniye
bir dakika
an
secs
bir saniye
bir dakika
biraz
sn
secim
minutes
bir dakika
dakikasında
an
SECOND
ikinci
saniye
bir saniye
bir dakika
an
moments
bir dakika
biraz
zaman
bir saniye
bir anlık
anında
anda
an

Examples of using Saniye in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Paylaştığımız her saniye için sana teşekkür ederim.
For every moment. Thank you.
Lucas giyiniyor ama birkaç saniye içinde dışarda olur.
Lucas is getting dressed, but he will be out in a sec.
Bir şey gördüğün anda söyle. -Bir saniye.
Just a moment.- Tell me as soon as you got something.
Latin Amerikada kötü beslenmenin yol açtığı hastalıklardan dolayı… her saniye 4 çocuk ölüyor.
In Latin America, four children die every minute from diseases.
Bi saniye, Bunu nasıl yaparsın?
WAIT A SECOND, HOW would YOU DO THAT?
Yaralanmadan kurtulmak birkaç saniye içinde kaslarının nasıI yanıt verdiğine bağIı.
Escaping uninjured will depend on how his muscles respond in the next few moments.
Yörüngesel bozulma 8 saniye içinde tehlikeli bir hale gelecek.
Orbital deterioration will become critical in approximately eight minutes.
İki saniye. Seni sonra ararım.
I will call you back. Two secs.
Selam! Ben… Bir saniye, adım var mı benim?
My name is… Wait, do I have a name? Hi!
Evet! Boşa harcadığınız her saniye, Jedhanın kaderine daha da yaklaşıyoruz.
Every moment you waste is another step closer to the ashes of Jedha. Yes.
Donner, benzin 5% te. Otomatik iptale 40 saniye.
Donner, fuel's at 5%. 40 sec to auto-abort.
Bana güven, tamam mı? Dur bir saniye.
Just trust me, okay? Wait, wait, wait.
Axara ile yedek dansçı, Jill, son saniye de yer değiştirmeye karar verdi.
Decided to switch positions last minute. Axara and a backup dancer, Jill.
Bir saniye daha bekleyebilir misiniz?
COULD YOU JUST HOLD ON ONE MORE SECOND,?
İki saniye. Seni sonra ararım.
Two secs. I will call you back.
Selam! Ben… Bir saniye, adım var mı benim?
Hi! My name is… Wait, do I have a name?
Onun işini beş saniye içinde bitireceğiz!
We will cut him up in five minutes!
Afedersin, bi saniye.
Sorry. One sec.
Bana güven, tamam mı? Dur bir saniye.
Wait, wait, wait… Just trust me, okay?
Bir saniye içinde ordayım.
I will BE OUT IN ONE SECOND.
Results: 22535, Time: 0.0419

Top dictionary queries

Turkish - English