Examples of using Saniye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Paylaştığımız her saniye için sana teşekkür ederim.
Lucas giyiniyor ama birkaç saniye içinde dışarda olur.
Bir şey gördüğün anda söyle. -Bir saniye.
Latin Amerikada kötü beslenmenin yol açtığı hastalıklardan dolayı… her saniye 4 çocuk ölüyor.
Bi saniye, Bunu nasıl yaparsın?
Yaralanmadan kurtulmak birkaç saniye içinde kaslarının nasıI yanıt verdiğine bağIı.
Yörüngesel bozulma 8 saniye içinde tehlikeli bir hale gelecek.
İki saniye. Seni sonra ararım.
Selam! Ben… Bir saniye, adım var mı benim?
Evet! Boşa harcadığınız her saniye, Jedhanın kaderine daha da yaklaşıyoruz.
Donner, benzin 5% te. Otomatik iptale 40 saniye.
Bana güven, tamam mı? Dur bir saniye.
Axara ile yedek dansçı, Jill, son saniye de yer değiştirmeye karar verdi.
Bir saniye daha bekleyebilir misiniz?
İki saniye. Seni sonra ararım.
Selam! Ben… Bir saniye, adım var mı benim?
Onun işini beş saniye içinde bitireceğiz!
Afedersin, bi saniye.
Bana güven, tamam mı? Dur bir saniye.
Bir saniye içinde ordayım.