SANMA in English translation

don't think
düşünme
sanmıyorum
düşünürsün
sakın zannetme
bence
deem
sanma
gördüğüm
bilki
olarak
don't assume
varsaymayın
don't presume
iddia etmiyorum
bakıyorsak
do not suppose
sanma
do not think
düşünme
sanmıyorum
düşünürsün
sakın zannetme
bence
don't flatter
pek yakismiyor
not jive
so
yani
peki
öyle
yüzden
kadar
böylece
o yüzden
demek
ki
de

Examples of using Sanma in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sırf Harris söyledi diye, öyle olduğunu sanma.
Don't assume it happened just because Harris said it did.
Hayır, sanma, Harrison.
No, don't guess, Harrison.
Görmedim sanma!
I saw that!
Onları çekiştirmen sorunlarını çözer sanma. Seni gördüğüme sevindim.
Don't just yank them out thinking that will solve all your problems.
Asla güvenli sularda olduğunu sanma. Keller sana ihtiyacı olduğunu söylese bile.
You can never assume you're in safe waters even if Keller says he needs you.
Neden geldiğini bilmiyorum sanma Anahtar almaya gelmedin?
You think I don't know the reason you came here?
Sanma, emin ol.
Don't believe, be sure.
Güvenilir sanma sakın ogreyi.
The ogre is not to be trusted.
Adamlarımın araştırmayı kestiğini sanma ve bir bağlantı bulacaklarına inanıyorlar.
Don't think my guys stopped looking. They think they're gonna find one.
Kabiliyetini küçümsüyorum sanma Anthony ama sirk müdürü nerede?
Not to slight your penchant for theatrics, Anthony, but, uh, where is our ringmaster?
Hislerimi bildiğini sanma hakkını?
To think you know how I feel?
Sanma ki ben artık eski bildiğin benim.
Presume not that I am the thing I was.
Sanma, Flacko. Sor!
Takılabileceğini sanma! Sakın kaçıp kafana göre.
Don't you think about running off doing no derrin'-do.
Ve şüpheli listemden indiğini sanma ahbap. -Senin delirdiğin.
And don't you think that you have fallen off my murder suspect list, pal.
Onu kahramanın sanma. Seong-mo hayatını kurtardı diye.
Just because Seong Mo saved you, don't go thinking that he's your lifesaver.
Onu kahramanın sanma. Seong-mo hayatını kurtardı diye.
Don't go thinking that he's your lifesaver. Just because Seong-mo saved you.
Ama sanma ki bu.
But don't you think this is.
Sanma ki… Ne sanmıştın?.
Don't you thinkYou think that…?
Bana yardım edebileceğini sanma kibrini sana ne veriyor?
What gives you the… hubris to imagine you can help me?
Results: 786, Time: 0.053

Top dictionary queries

Turkish - English