Examples of using Sonunda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sonunda bir hareket gördüm.
Sonunda bir su örümceği… suyun üzerinden sürünerek geldi.
Sonunda pes ettim.
Sonunda ofisine gittim,
Sonunda bak ne oldu ona.
Günün sonunda, hedefimiz aynı.
Bu sonunda seni ikiye ayıracak… bu şekilde devam edemezsin.
Zaten sonunda gerçeği öğreneksin.
Savaşın sonunda Soçi yine Rus bölgesi olarak kalmıştı.
Önünde veya sonunda, onlar kadar bileceğiz.
Kitabın sonunda kendimi bir telepoddan diğerine ışınlayacağım.
Sonunda, senin yaşamana izin vermem için bana yalvardı.
Sonunda bu şehirde uyuşturucu ticaretini kontrol edenler Batı Afrikalılar olacak.
En sonunda yalnız kalmak istemiyorum.
Toplantı sonunda bir tane almayı unutmayınız.
Carl sonunda normal çocuklar tarafından bir yere davet edilmiş.
Günün sonunda Detroit Nehrinde ciğerlerinde musluk suyuyla bulunuyor.
Sonunda hepimiz aynı sonuca ulaştık.
Sonunda yalnız kalacaksın.
Sonunda bir şeyi tamamlamak istiyorum.