Examples of using Tabut in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O günden sonra tabut zemin üzerinde tutuldu.
Tabut açık.
Tabut için ölçülerini alıyoruz.
Tabut hazır, peder.
Tabut ısmarlandı.
Eğer tabut işiyle uğraşıyorsan, kendine iyi iş seçmişsin.
Tabut almak için bile param yoktu.
Tabut şeklinde kutusu olan kurabiyelerden gönder.
Tabut orası.
Cenazeciler yukarıdalar, tabut falan, hepsi işte.
Tabut hâlâ sağlam mı?
Tabut boşsa olmaz ama.
Bu tabut dokuz yaşında bir kız için açılmış.
Tabut hareket ediyor.
Ona tabut seçmesinde, ben yardımcı olmalıydım.
Burası tabut gibi.
Buna İleri Tabut Teknikleri 101 diyoruz.
Diane, tabut hakkında bir karar verip gidelim buradan.
Tabut bu, dilek kuyusu değil.
Ondan sonra tabut parasını da ödemen gerekecek.