TEDBIRI in English translation

measure
ölçü
tedbir
ölçmek
önlem
ölçün
ölçeği
ölçer
ölçütü
precautions
önlem
tedbir
türlü önlemi aldık
türlü önlemin alınması
fail-safe
arıza güvenliği
tedbiri
arıza emniyeti
arıza mekanizması
mutlak savaş
koruması
arıza güvencesi
arızaya karşı korumak için
aksama-tedbiri devre
kimsenin silemeyeceği
measures
ölçü
tedbir
ölçmek
önlem
ölçün
ölçeği
ölçer
ölçütü
precaution
önlem
tedbir
türlü önlemi aldık
türlü önlemin alınması
be proactive
proaktif olmak
proaktif
tedbiri

Examples of using Tedbiri in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu evde tedbiri elden bırakmayız.
We are cautious in this house.
Tedbiri elden bırakmadığım ve kurallara uyduğum içim hayattayım.
I survive because I play it safe and follow the rules.
Eşinizin takdire şayan tedbiri onu bazen beklenmeyen olasılıklara karşı kör ediyor, Bayan Adams.
Your husband's admirable caution sometimes blinds him to unanticipated possibilities, Mrs. Adams.
Bazı elit okullar kaçırılma tedbiri gibi şeyler için kayıt tutabiliyorlar.
Some elite schools do as part of their abduction precautionary measures.
Morty tedbiri zor yoldan öğrenmiş.
Morty learnt caution the hard way.
Bak; tedbiri elden bırakmayacağız… Danny, eğer birine söylersek.
Danny said if we told anyone… Look, we will be discreet.
Tedbiri elden bırakmadığım ve kurallara uyduğum içim hayattayım.
I survived because I played it safe and follow the rules.
Tedbiri elden bırakmadığım ve kurallara uyduğum içim hayattayım.
It safe and follow the rules.
İşte bu yüzden, bu tedbiri alıyoruz.
That's why we have this policy.
O yüzden keyfine bak. Tedbiri de elden bırakma.
So enjoy and… be safe.
Araştırmaya devam ediyorlar ama tedbiri elden bırakmayacaklardır.
They're looking into it, but they're going to be careful.
O zaman cumhurbaşkanı hukuken tedbiri imzalamak zorunda kaldı.
The president was then legally required to sign the measure.
Okulunuzun zorbalık karşısında tedbiri nedir?
What is your school's policy on bullying?
Blöf de olabilir, ama tedbiri elden bırakmamalıyız.
Could be a bluff, but we should err on the side of caution.
Memur Scarlatti elektronik karşı tedbiri başlatıyor.
CONSTABLE SCARLATTI INITIATING ELECTRONIC COUNTER-MEASURES.
Şehirdeki herkese yaptığımın aynısı. -Ne tedbiri?
What protection?- Same as I give everyone in town?
Fraksiyon bu tedbiri öngörmüştü.
The Faction predicted that countermeasure.
Evet ama tedbiri bırakmamalıyız.
Yeah, but we shouldn't drop the ball.
Gerekli olduğu çok aşikar olan bir tedbiri tartışmak için… çok zaman harcamamıza gerek yok.
Which is so obviously required? Why should we spend a lot of time discussing a measure.
Her tedbiri alsanız ve duygusal olarak kendinizi korusanız bile biriyle yatağa girdiğinizde seks her zaman güvenli midir?
Even if you take precautions and emotionally try to protect yourself, when you crawl in bed with someone, is sex ever safe?
Results: 111, Time: 0.0297

Tedbiri in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English