PRECAUTION in Turkish translation

[pri'kɔːʃn]
[pri'kɔːʃn]
önlem
precaution
measure
action
countermeasure
prevention
precautionary
tedbir
precaution
measure
discretion
safe
precautionary
foresight
safeguard
prudence
türlü önlemi aldık
türlü önlemin alınması
önlemi
precaution
measure
action
countermeasure
prevention
precautionary
önlemleri
precaution
measure
action
countermeasure
prevention
precautionary
tedbiri
precaution
measure
discretion
safe
precautionary
foresight
safeguard
prudence
tedbirleri
precaution
measure
discretion
safe
precautionary
foresight
safeguard
prudence
önlemini
precaution
measure
action
countermeasure
prevention
precautionary
tedbirli
precaution
measure
discretion
safe
precautionary
foresight
safeguard
prudence

Examples of using Precaution in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You can assure Halo that we have taken every precaution.
Haloyu her tedbiri aldığımıza dair temin edebilirsin.
It is still necessary to take every precaution.
Hala bütün tedbirleri almak gerekiyor.
To make sure that your involvement is completely classified. We have taken every precaution.
Dahiliyetinizin gizli kalması adına her türlü önlemi aldık.
And so they went on with their work using every possible precaution.
Ve sonra mümkün olan önlemleri alarak çalışmaya devam ettiler.
It's an automatic security precaution.
Otomatik güvenlik tedbiri.
I just, I just want to take every precaution.
Sadece… Sadece tüm tedbirleri almak istiyorum.
Precaution is necessary when dealing with ghouls.
Ghoullar ile uğraşırken tedbirli olmak gerekir.
To protect their husbands. I have. Just like you took every precaution.
Kocalarını korumak için bütün önlemleri aldığınız gibi. Yaptım.
Yes, I will take every precaution.
Evet. Her tedbiri alacağım.
I want to take every precaution.
Bütün önlemleri almak istiyorum.
Madam president, I assure you I have taken every precaution to secure the white house.
Başkan Hanım, Beyaz Sarayda güvenliğiniz için her tedbiri alacağımı garanti ederim.
I will take every necessary precaution.
Gerekli tüm tedbirleri alırım.
we're taking every precaution.
bu yüzden bütün önlemleri alıyorum.
It's a safety precaution.
Bu bir güvenlik tedbiri.
My people take every precaution, vetting clients, travelling the routes.
Adamlarım, müşterileri değerlendirip yolculuk yaparken tüm tedbirleri alıyorlar.
Security precaution.
Güvenlik önlemleri.
My people take every precaution… vetting clients, travel routes.
Adamlarım, müşterileri değerlendirip yolculuk yaparken tüm tedbirleri alıyorlar.
I expect it's a safety precaution.
Bu tamamen bir emniyet tedbiri.
Take every precaution to protect the ship's vital areas.
Geminin hayati alanlarını korumak için bütün önlemleri alın.
And we're taking every precaution.
Bunun farkındayım ve bu yüzden bütün önlemleri alıyorum.
Results: 471, Time: 0.047

Top dictionary queries

English - Turkish