Examples of using Tedirgin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet. Aynen öyle efendim, tedirgin görünüyordu.
Ben tedirgin değilim.
Çok tedirgin, Navi.
Tom tedirgin olmuş olmalı.
Biraz tedirgin görünüyorsun.
Fakat Sebastian için hayır. Dinle, gösterideki diğer erkekler için tedirgin olabilirsin.
Çünkü nerede olduğunu bilmediğim zaman tedirgin oluyorum.
Senin yanındayken hep tedirgin oluyor… Lord Marshal.
Neden tedirgin olduğunu görebiliyorum.
Tom Marynin tedirgin olduğunu söyledi.
Tedirgin değilim. Gayet iyiyim.
Tedirgin görünüyorsunuz. Tamam.
Hatta Sultan bile bu kaba, haşin tavrından tedirgin olmaya başlamıştı.
Ben burdayım diye mi utanıyorsunuz? Tedirgin olmayın.
Çünkü nerede olduğunu bilmediğim zaman tedirgin oluyorum.
Hayır. Eminim, bu, biraz da senin tedirgin olmanla alakalıdır.
Tedirgin görünüyorsun.
İnsanları tedirgin ediyor.
Buradakilerin, tedirgin olmak için bir sebebi var mı?