TEK BASINA in English translation

alone
yalnız
rahat
yanlız
yapayalnız
başbaşa
tek başına
rahat bırak
baş başa
bir başına
all by yourself
tek başına
hepsini kendin
tamamen kendi
hep yalnız mısın
tüm kendiniz
tek başına yemek yersen canın
herşeyi kendi başına
kendinle baş başa
hep kendinden
on your own
kendi başına
tek başına
kendi kendine
sen kendin
kendi ayakların üzerinde
kendi ayakların üstünde
kendi isteğinle
kendi üzerine
kendin karar

Examples of using Tek basina in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ama biliyorsun, bunu tek basina gögüslemene gerek yok.
But you know that you don't have to take this on alone.
Haklisin! Arkadasim tek basina icebilir.
Right! My friend can drink all on her own.
Haklisin! Arkadasim tek basina icebilir!
My friend can drink one alone. Right!
Zavalli çocuk vahsi dogada tek basina.
The poor kid, all alone in the wild.
Hogwarts satosuna kimseye görünmeden tek basina girmek.
To enter Hogwarts Castle on one's own.
Senin gibi güzel bir kizin… burada tek basina isi ne?
Doing out here all alone? What's a pretty little thing like you?
Biz bunu kitaplarla yapamayiz, biz bunu tek basina yapamayiz. biz bunu bir gurup icinde bile yapamayiz.
We can not do that with books, we cannot do that alone. We can not even do it in a group.
Ve muhasebenin rekabetçi dünyasini terk etmis biri. Tek basina, dünyadan bagimsiz,
And leave the dog-eat-dog world of certified public accounting. since they decided to live alone, off the grid as a hermit,
Aslina bakarsan, derenin asagi yakasinda tek basina ne isin vardi?
As a matter of fact… what was you doing down by the creek all by yourself?
Kapali bir alana beyaz fosfor saldiysalar tek basina bu bile kimyasal savas sayilir.- Evet.
Yeah. If they shot white phosphorus into an enclosed area, that alone would be chemical warfare.
Sitma, tek basina, yilda bir milyon kisiyi olduruyor,
Malaria alone kills a million people a year,
Baskalari baska seyler üzerine… Örnegin eglenceli bir film üzerine, Onu tek basina izlemeyi isteyebilir.
Others are happy about other things… like exciting movies, that want to be watched alone.
Bana güvenmek mi istersin… yoksa tek basina ölmeyi bekleyen, pismanlik dolu… yasli bir adam mi olmak istersin?
An1}OR BECOME AN OLD MAN,{\an1}FILLED WITH REGRET,{\an1}WAITING TO DIE ALONE?
On yiI önce Oklahoma Cityde bir bara… tek basina girip civarin en hizli üç silahsorunu hakladigini gördüm.
Ten years ago I watched you walk single-handed into a saloon in Oklahoma City and knock out three of the fastest guns in the territory.
Borcu tek basina ödemek istedigini söylese… bu bir yalan olurdu.
If he said he wanted to settle the debt on his own, it would have been a lie.
Son gelismeler karsisinda, siddet dolu bir sehirde… tek basina kalan, yas icindeki bir kadinin aci dolu sozlerini dinlediniz.
The pained words of a grieving woman… left all alone in a city outraged by these developments.
Her hafta kapisinda'' Yalnizlik'' yazan bir odada tek basina otururdu.
She used to sit in a room on her own once a week with a sign on the door that said"loneliness.
Tek basina gitmelisin.
You must go alone.
Oglum tek basina kalacak.
Tek basina mücadele verdin.
You have struggled alone.
Results: 213, Time: 0.0485

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English