WILL BE ALONE in Turkish translation

[wil biː ə'ləʊn]
[wil biː ə'ləʊn]
yalnız
alone
lonely
only
lone
single
lonesome
solo
loner
privacy
be
yapayalnız
all alone
lonely
lonesome
all by myself
all by herself
tek başına
are the only pain

Examples of using Will be alone in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tom doesn't think Mary will be alone.
Tom Marynin yalnız olacağını düşünmüyor.
Tom thinks Mary will be alone.
Tom Marynin yalnız olacağını düşünüyor.
Tom will be alone.
Plenty of time you will be alone.
Sen de çok yalnız kalacaksın.
We will be alone.
Baş başa kalırız.
Eun-hye will be alone.
Eun-hye yalnız kalmasın.
Your mom will be alone.
Annen yalnız kalacak ama sıkıntı olmaz.
You will be alone.
Sen yalnız olacaksın.
And what are the odds that you will be alone at the time?
Ve ne tuhaf ki aynı zamanda da tek başına olacaksın değil mi?
We drink a little with him and then we will be alone.
Onunla biraz içtikten sonra bir başımıza kalırız.
Nina will be alone at the house.
Nina evde yalnız olacak.
And I will be alone.
Ve ben yalnız olacağım.
You will be alone too.
Sen de yalnız olacaksın.
There's a wedding, and he will be alone in the ward.
Bir düğün var ve kendisi koğuşta yalnız olacak.
You and I will be alone with the gold until day.
Sen ve ben sabaha kadar altınlarla baş başa olacağız.
And then Kubo will be alone again.
Yakında gideceğim ve Kubo yine tek başına kalacak.
Plenty of time you will be alone.
Çoğu zaman sende yalnız olacaksın.
Plenty of time you will be alone.
Sen çok uzun zaman yalnız kaldın.
So in ten days you will be alone?
Yani 10 gün sonra tek kalacaksın?
So you will be alone with him… for half an hour.
Seninle erkek erkeğe konuşacak, yani yarım saat… onunla baş başa olacaksın.
Results: 114, Time: 0.0507

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish