Examples of using Terbiyeli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tamam terbiyeli olacağım.
Dadım bana terbiyeli olmayı öğretti.
Kedilerimiz gayet terbiyeli, Mario.
Bir de şimdiki haline bak. Terbiyeli Katolik kız Protestanlar için ırgat gibi çalışıyor.
Burası terbiyeli olmaya alışmıştı.
Terbiyeli hanımlar, partide uykuya yatar. Uykum yok.
Terbiyeli olmayı ve emirlere itaat etmeyi öğrenecek.
Terbiyeli olmalısınız ve size söyleneni yapmalısınız.
Terbiyeli ol. O Bay Takeshinin sevgilisi.
Saygılı. Terbiyeli. Senin gibi değil.
Çok terbiyeli, yetenekli.
Hayır, terbiyeli biri bunu tekrarlamazdı.
Terbiyeli, nitelikli çok nitelikli bir kamu hemşiresi.
Uykum yok. Terbiyeli hanımlar, partide uykuya yatar.
Terbiyeli insanlar çıplak hâlde yemek yemezler.
Bazı kızlar da kibar, terbiyeli polis Corey Welch gibi iyi adamları sever.
Muhteşem ev, terbiyeli çocuklar, ölü baldızlar, pahalı sedan.
Bence Dougal en azından bizi karşılayacak kadar terbiyeli olmalıydı.
Çocuklar, biz yokken terbiyeli davranın.
Biraz fazla terbiyeli, özgüvenli yapmacık, azıcık gülünç.
