Examples of using Titiz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
temizlikçiniz pek titiz değil.
Patron bu konularda çok titiz.
Benim titiz dostum kendisi için hazırladığımız şirket müdürünü yemeyi reddetti.
Tomun titiz olduğunu düşünüyorum.
Afrika böyle şeylerde çok titiz, ve başka hiçbir şeyde titiz değiller.
Şu titiz, bıyıklı ufak tefek adamı tehdit etmesi gibi. Thomas Magnumun.
Ben de çok titiz davranamam.
Sonbaharda Pariste bu kadar titiz değildin.
Bitirmedim. Bana zeki ve titiz olduğunu gösterecek kadarını bitirdin.
Ama buna çok daha titiz bir şekilde bakalım.
Tomun titiz olduğunu biliyorum.
Biz titiz yaratıklarız.
Senin için küçük titiz adam derdi
Müzik meleği çok titiz. Hayır Raoul.
Kocan çok titiz.
Sonbaharda Paristeyken bu kadar titiz değildin.
Bitirmedim. Bana zeki ve titiz olduğunu gösterecek kadarını bitirdin.
planlı, titiz.
Titiz olmanın zamanı değil.
Ben titiz değilim.