Examples of using Topluca in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çünkü eğer yapmazsanız, topluca vidalanırız.
Galaksiler büyük nesneler gibi topluca oluşmazlar.
Beni aramamak ve davet etmemek için topluca karar almışsınız.
O yazdan sonra kendime söz verdim. Bir daha asla küçük yeşil şeyleri topluca doğramayacaktım.
Bu yüzden delirdiler, topluca.
Küçücük hücrede topluca tuvalete girmek zorunda kalmasınlar diye mahremiyet hakkı!
Orbit, dört aylık bir sürede albümün orkestrasyonunu topluca kaydetti.
Yoksa topluca yok edilmemize neden olmayı mı deneyecek.
Diğerleri grubun şiddete dönük geçmişi ve topluca ortaya çıkan bir haykırışı olduğunda hemfikirdi.
Onlar topluca oy veriyorlar ve rüşvet pek işe yaramaz.
Topluca işten atamayız.
Evet, topluca kahve takımına bir kuzu.
Topluca'' grup halinde anlamına gelmektedir.
ALLAHın ipine topluca sımsıkı sarılın; ayrılığa düşmeyin.
Rus merhametinizi ve'' topluca teslim olun'' talebinizi biliyorum.
Topluca nefes kesilme.
Topluca hayatta kalmamızı sağlamak için.
Fakir ve işçi sınıfından beyazları topluca Cumhuriyetçi Partiye katılmaya ikna eder.
Bu şekilde topluca devam etmek zor olacak.
Topluca alınmış ve sadece tek bir yerde satılıyor.