TOPLUCA in English translation

together
birlikte
beraber
hep birlikte
bir araya
biraraya
birleştir
topla
all
tüm
bütün
tek
her
herşey
tamamen
onca
bunca
şey
mass
toplu
ayin
seri
büyük
massachusetts
kütle
kitle
kitlesel
bir kitle
yığını
en masse
topluca
collectively
birlikte
topluca
toplamda
olarak
ortaklaşa olarak
kolektif olarak
ortak olarak
müşterek olarak
hep birlikte
kitlesel olarak
group
grup
gurup
toplu
bir grubun
grupla
örgütü
topluluğu
wholesale
toptan
toplu
topyekün
the bulk
toplu
çoğunu
büyük bir kısmı
büyük bir bölümünü
büyük bölümü
takılarak
bölünen
communal
ortak
toplumsal
umumi
komünal
processional

Examples of using Topluca in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Çünkü eğer yapmazsanız, topluca vidalanırız.
Because if you don't, we are collectively screwed.
Galaksiler büyük nesneler gibi topluca oluşmazlar.
The galaxies don't form en masse as large objects.
Beni aramamak ve davet etmemek için topluca karar almışsınız.
Y'all obviously made a group decision not to call and invite me.
O yazdan sonra kendime söz verdim. Bir daha asla küçük yeşil şeyleri topluca doğramayacaktım.
I would never chop small green things en masse ever again.
Bu yüzden delirdiler, topluca.
So they went mad, en masse.
Küçücük hücrede topluca tuvalete girmek zorunda kalmasınlar diye mahremiyet hakkı!
Right to privacy without having to defecate in groups in a tiny cell!
Orbit, dört aylık bir sürede albümün orkestrasyonunu topluca kaydetti.
Orbit recorded the bulk of the album's instrumentation over a four-month period.
Yoksa topluca yok edilmemize neden olmayı mı deneyecek.
Or will it try to bring about our total destruction.
Diğerleri grubun şiddete dönük geçmişi ve topluca ortaya çıkan bir haykırışı olduğunda hemfikirdi.
Others agreed it was reminiscent of the group's violent past and public outcry ensued.
Onlar topluca oy veriyorlar ve rüşvet pek işe yaramaz.
They vote in a group and we can't bribe their vote.
Topluca işten atamayız.
No mass dismissals.
Evet, topluca kahve takımına bir kuzu.
Yes, a lamb for the whole coffee set.
Topluca'' grup halinde anlamına gelmektedir.
Collective" implies a group.
ALLAHın ipine topluca sımsıkı sarılın; ayrılığa düşmeyin.
Hold fast, all together, to Allah's cord, and do not be divided into sects.
Rus merhametinizi ve'' topluca teslim olun'' talebinizi biliyorum.
I have seen your Russian mercy and your demand for total surrender.
Topluca nefes kesilme.
Collective gasp.
Topluca hayatta kalmamızı sağlamak için.
To ensure our collective survival.
Fakir ve işçi sınıfından beyazları topluca Cumhuriyetçi Partiye katılmaya ikna eder.
Persuading poor and working-class whites to join the Republican Party in droves.
Bu şekilde topluca devam etmek zor olacak.
It's gonna be hard to continue this way, as an ensemble.
Topluca alınmış ve sadece tek bir yerde satılıyor.
It's bought in bulk, and it's only sold in one place.
Results: 234, Time: 0.0565

Top dictionary queries

Turkish - English