USLU in English translation

good
iyi
güzel
harika
uslu
sağlam
sevindim
nice
güzel
iyi
hoş
nazik
kibar
memnun
sevimli
sevindim
hoştu
behave
uslu
davranır
davranıyor
davranış
davranın
hareket
davran
uslu dur
terbiyeli
düzgün dur
well-behaved
uslu
terbiyeli
iyi huylu
uslu
docile
uysal
uslu
sakinleştirici
boy
çocuk
oğlan
erkek
delikanlı
evlât
genç
oğlum
adamım
best
iyi
güzel
harika
uslu
sağlam
sevindim
behaved
uslu
davranır
davranıyor
davranış
davranın
hareket
davran
uslu dur
terbiyeli
düzgün dur
behaves
uslu
davranır
davranıyor
davranış
davranın
hareket
davran
uslu dur
terbiyeli
düzgün dur
behaving
uslu
davranır
davranıyor
davranış
davranın
hareket
davran
uslu dur
terbiyeli
düzgün dur
better
iyi
güzel
harika
uslu
sağlam
sevindim

Examples of using Uslu in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Evet, uslu olmayı seviyorum.
Yes, I like to be well behaved.
Hanimiş uslu oğlum?
Who's the best boy?
Evet, uslu olmayı seviyorum.
Yes, I like to be well-behaved.
Eğer uslu durursan bir öpücük için gelirim.- Sanırım.
I think so. If you're nice I will come up for a kiss.
Uslu durursa bizim için iyi olur.
It will be good for us if he behaves.
Uslu durursan onu sana getiririm.
Behave, and I will bring you to her.
Uslu olmazsan ne olacağını sana söylemiştim. Ne?
What? How was I not behaving?
Uslu, sakin, mükemmel kiracı.
Well-behaved, quiet, no parties, perfect tenant.
Daima uslu çocuk olacağının farkındasın, değil mi?
You're always gonna be the nice kid, you know that, right?
Bakıcısı ona, elmaya uslu olursa sahip olabileceğini söyledi.
The keeper said that if Jenny would behave, she could have the apple.
Parlamento yeniden açılıncaya dek uslu durursa.
There might be… if he behaves himself until parliament resumes.
Uslu olacağım anne.
Mom, I will be better.
Ne? Uslu olmazsan ne olacağını sana söylemiştim?
What? How was I not behaving?
Uysal, uslu çocuklar için uygun değildir.
Not for the mild, well-behaved child.
Onunla zaman geçirmek istiyorsan seni görme sırası geldiğinde uslu olacaksın.
If you wanna spend time with him you will behave when it's his turn to see you.
Noel Baba, kimin yaramaz kimin uslu olduğunu bilir.
Santa knows who's been naughty and who's been nice.
Parlamento yeniden açılıncaya dek uslu durursa.
If he behaves himself until Parliament resumes.
Uslu çocuklar… en iyi hediyeleri kapar.
Get better gifts. Good kids.
Uslu olmazsan ne olacağını sana söylemiştim. Ne?
How was I not behaving? What?
Saygılı, uslu, sana çekmemişler.
Respectful, well-behaved, not like you.
Results: 1400, Time: 0.0371

Top dictionary queries

Turkish - English