Examples of using Yanar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yanar, yanıyor, o yanar.
Bütün varlıklar yanar, Evet. ama bir anka kuşu küllerinden doğar.
dükkanlar yanar.
Ancak göt lobları yanar güneşten.
Ama değnekler yanar.
Hem de çok yanar.
Güneş gibi yanar yaraları.
Dokunma Anna, elin yanar. Bak orada.
daha beteri, yanar.
Göğsün sıkışır, burnun yanar.
Eninde sonunda senin elin yanar.
Bu skandal ortaya çıkarsa senin başın da bizimki gibi yanar.
Ekimin en karanlık gecesinde, Hindistanın her yerinde milyonlarca kandil yanar.
Bir meteordaki farklı metaller belirli renklerle yanar.
Yıldızlar yanar.
Ama içerken üflemeyi unutma yoksa dilin yanar.
Oynarsın çünkü kıyafetler yanar.
Noel zamanı öyle soğuk olur ki soluyunca ciğerin yanar.
soluyunca ciğerin yanar.
Ve eger aaauvvlarsan kapmissin demektir çünkü kesikler yanar.
