Examples of using Yas in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, tatile de'' senin yıllık yas günün'' dedi.
Birlikte yas tutmalıyız.
Yas tutanlar kutsanmıştır çünkü avutulacaklardır.
Yas, yanıma gel.
Sen pantolonumu getirirken yas sürecini başlatabilirim.
Spector hala kayıtlı bir serbest çalışan yas danışmanı.
Her insanın yas tutuşu farklıdır, Alan.
Hatta kaybımız için yas tutamadan onu yakaladılar.
Yas, ama müthiş bir parti olacak!
Gretchen, Jimmynin kendi yas sürecinden geçmesi gerek.
Yas tutabilesin diye sessiz kaldım.
Yas sonra. Şu anda,
Sen bir tanesin Yas.
Sonsuza dek yas tutamazsın Tom.
Yas tutanlar kutsanmıştır, bu sebeple rahatlayacaklar.
Cesarla kuzenimiz Yas.
Sadece, etrafta, yas.
Biraz daha yas tutabilir misin?
Yas tutanlar, yas tutanlar, tüm ölenler yeniden doğacak.