Examples of using Zikir in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şüphesiz, kendilerine zikir gelince onu inkar edenler( ateşin içine bırakılırlar); oysa o, aziz( şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır.
Dediler ki:'' Ey kendisine zikir( mesaj) indirilmiş olan, sen bir delisin.
Şüphesiz, kendilerine zikir gelince onu inkar edenler( ateşin içine bırakılırlar); oysa o, aziz( şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır.
Hiç şüphesiz, bunda, kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt( zikir) vardır.
Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkekler dışında elçi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o halde zikir ehline sorun.
bilmiyorsanız, o halde zikir ehline sorun.
İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir verdik.
İşte böylece sana geçmiş mühim olaylardan bir kısmını anlatıyoruz. Tarafımızdan sana da bir zikir verdik.
Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona Katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.
ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.
ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.
ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.
ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.
ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.
bilmiyorsanız, o halde zikir ehline sorun.
Ve o zikir okuyanlara.
Ve o yolda zikir okuyanlara.
Ve o yolda zikir okuyanlara.
Tefekkür Râbıta Meditasyon Havkale Zikir Üzerine Zikir Kavramının Kurandaki Kullanımları.
Ve o yolda zikir okuyanlara.