Tek Turkce kullanımına örnekler ve bunların Almanca çevirileri
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Programming
-
Computer
Tek grup, sıcak.
Tek istediğim bir Taschen Gauguin.
Yani, Gilead… Tek bildiğin bu mu?
Umursadığın tek şey bu zaten?
Ama tek düşüneceğimiz şey, siz olacaksınız.
Bunun tek açıklaması bu.
Tek istediğimiz seni bu işe sokan adam.
Tek suçlu ben değildim.
Karın bölgesinde tek kurşun yarası.
Tek yapman gereken, buradan Mike Amcanın yanına kadar yürümek.
Lynette Spellmanin tek bir oğlu var, adı da Russell.
Söyleyeceğin tek şey bu mu?
Bendeki tek değişiklik saçım değil.- Teşekkürler.
Tek kaynak bendim.
Keşke Tek Olmak İçin Yeterince Cesur Olsaydım''.
Tek istedikleri sivilleri öldürmek.
Tek sıra.
Ama hazineye yerine tek bulabildiği onun maket kitaplarıydı.
Birlikte, tek olduğunuzdan daha güçlüsünüz.
Ama tek sorunumuz bu değil.
