TEK - Almanca'ya çeviri

nur
sadece
yalnızca
tek
ancak
sırf
einzig
tek
sadece
yegane
biricik
allein
yalnız
sadece
yalnız kalmak
yanlız
sırf
yapayalnız
başbaşa
tek başına
baş başa
lediglich
sadece
yalnızca
tek
ancak
ise
bloß
sadece
tek
yalnızca
keşke
şey
Single
tek
yalnız
singleı
bekâr
şarkısı
bekâr mısın
einzige
tek
sadece
yegane
biricik
ist
olmak
onun
olur
olun
olmak misin
ise
en
adamın
das Einzige
tek
sadece
tek kişi sensin
bilen tek kişi
kişi
yegane
biricik
olan tek kişi
einzelne
ayrı ayrı
tek tek
teker teker
bireysel
einzigen
tek
sadece
yegane
biricik
einziger
tek
sadece
yegane
biricik
einzelnen
ayrı ayrı
tek tek
teker teker
bireysel
sind
olmak
onun
olur
olun
olmak misin
ise
en
adamın
war
olmak
onun
olur
olun
olmak misin
ise
en
adamın
einzelner
ayrı ayrı
tek tek
teker teker
bireysel
einzelnes
ayrı ayrı
tek tek
teker teker
bireysel
bin
olmak
onun
olur
olun
olmak misin
ise
en
adamın

Tek Turkce kullanımına örnekler ve bunların Almanca çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Programming category close
  • Computer category close
Tek grup, sıcak.
Einzelne Gruppe, heiß.
Tek istediğim bir Taschen Gauguin.
Ich will lediglich den Gauguin-Band von TASCHEN.
Yani, Gilead… Tek bildiğin bu mu?
Du kennst also nur Gilead?
Umursadığın tek şey bu zaten?
Ist das alles, was dir wichtig ist?.
Ama tek düşüneceğimiz şey, siz olacaksınız.
Aber das Einzige, woran wir denken werden, seid Ihr.
Bunun tek açıklaması bu.
Das ist die einzige Erklärung.
Tek istediğimiz seni bu işe sokan adam.
Wir wollen bloß den Mann, der dich dazu angestiftet hat.
Tek suçlu ben değildim.
Ich war nicht allein schuld.
Karın bölgesinde tek kurşun yarası.
Einzelne Schusswunde im Bauchbereich.
Tek yapman gereken, buradan Mike Amcanın yanına kadar yürümek.
Du musst lediglich von hier zu Onkel Mike gehen.
Lynette Spellmanin tek bir oğlu var, adı da Russell.
Lynette Spellman hat nur einen Sohn, und er heißt Russell.
Söyleyeceğin tek şey bu mu?
Ist das alles, was du mir zu sagen hast?
Bendeki tek değişiklik saçım değil.- Teşekkürler.
Danke. Mein Haar ist nicht das Einzige, was sich änderte.
Tek kaynak bendim.
Ich war die einzige Quelle.
Keşke Tek Olmak İçin Yeterince Cesur Olsaydım''.
Ich wünschte ich wäre mutig genug Single zu sein".
Tek istedikleri sivilleri öldürmek.
Sie wollen bloß Zivilisten töten.
Tek sıra.
Einzelne Zeile.
Ama hazineye yerine tek bulabildiği onun maket kitaplarıydı.
Doch statt ihres Schatzes fand er lediglich eines ihrer Pop-up-Bücher.
Birlikte, tek olduğunuzdan daha güçlüsünüz.
Zusammen seid ihr stärker als allein.
Ama tek sorunumuz bu değil.
Aber das ist nicht das Problem.
Sonuçlar: 62665, Zaman: 0.0506

En çok sorulan sözlük sorguları

Turkce - Almanca