A COLUMN in Turkish translation

[ə 'kɒləm]
[ə 'kɒləm]
bir sütun
column
a pillar
köşe
corner
column
nook
vertices
bir kolon
bir sütundaki
column
a pillar

Examples of using A column in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sometimes I dream that I'm on top of a column and I can't get down.
Bazen rüyamda bir sütunun üstünde olup… aşağıya düşemediğimi görüyorum.
Sometimes I dream that I'm on top of a column.
Bazen rüyamda bir sütunun üstünde olup… aşağıya düşemediğimi görüyorum.
A journalist. She has a column.
Köşesi var.- Gazeteci.
Sometimes when a sports star dies, I write a column that's like an appreciation for him.
Bazen yıldız bir sporcu ölünce köşemde onu öven şeyler yazarım.
And he was sitting back there very quiet, leaning against a column.
Orada sessizce oturmuş, bir sütuna yaslanmıştı.
Leaning against a column. And he was sitting back there very quiet.
Orada sessizce oturmuş, bir sütuna yaslanmıştı.
So we have integrated up and down to get a column.
Sütun elde etmek için z yönünde integral aldık.
Five dollars a column to start, more later.
Başlangıç için, sütun başına 5 dolar. Sonra artar.
I pitched you to write a column, said you have a unique perspective.
Bir köşe yazısı yazabilecek kadar benzersiz bir bakış açın olduğunu söyledim.
You had a column here a couple of years ago, didn't you?
Burada birkaç sene önce bir köşen vardı, değil mi?
Then there's a column headed,"He Who Got Slapped," signed Lawrence Mackay.
Sütun başlığı,'' Tokatlanan Adam'', Lawrence Mackay imzalı.
We have got a column from olesker, front metro.
Oleskerin köşe yazısı var, metro haberleri.
Let's think about other ways we can interpret this notion of a column space.
Sütun uzayı kavramını başka nasıl yorumlayabiliriz, düşünelim.
Arnie gave me a column.
Arnie bana bir köşe yazısı verdi.
Wrote a column about looters.
Yağmacılar hakkında köşe yazısı yazdım.
Wrote a column about volunteers.
Gönüllüler hakkında köşe yazısı yazdım.
Wrote a column about hospitals.
Hastaneler hakkında köşe yazısı yazdım.
Wrote a column about writing columns..
Köşe yazısı yazmak hakkında köşe yazısı yazdım.
I'm gonna write a column about Nathaniel.
Nathaniel hakkında bir köşe yazısı yazıyorum.
I got plenty of guys here dying' to write a column.
Burada köşe yazısı yazmaya can atan bir sürü adam var.
Results: 145, Time: 0.0438

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish