A MICROSCOPE in Turkish translation

[ə 'maikrəskəʊp]
[ə 'maikrəskəʊp]
mikroskop
microscope
microscopy
microprobe
mikroskobun
microscope
microscopy
microprobe
mikroskoba
microscope
microscopy
microprobe
mikroskobu
microscope
microscopy
microprobe
bir mikroskopu

Examples of using A microscope in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Maybe if I had a microscope, I could… it's a Portuguese language.
Belki bir mikroskobum olsaydı o zaman… Portekizce.
Most interesting. And a microscope.
Ve de bir mikroskop, çok ilginç.
It's exactly like a microscope.
Tam bir mikroskop gibi.
Might be bacteria so small you need a microscope to see it.
Ancak mikroskopla görebildiğin… küçücük bir bakteri olabilir.
That move is so hard with a microscope, dude.
O hareket mikroskopla çok zor dostum.
Did I want a microscope?
Bir mikroskop alabilir miyim?
We're going to need a microscope.
Bir mikroskoba ihtiyacımız olacak.
It's like a microscope to the rest of the world.
Dünyanın geri kalanı için bir mikroskop gibi.
Your sister's boss gave me a microscope that would have made me retarded.
Ablanın patronu bana, kullandığımda beni gerizekalıya çevirecek bir mikroskop vermiş.
Tom bought a microscope for Mary.
Tom, Mary için bir mikroskop aldı.
you need a microscope to see these.
bunları görmek için bir mikroskoba ihtiyacınız var.
That used something smaller than visible light. We needed a microscope.
Bizim görünür ışıktan… daha küçük bir şeyi kullanan bir mikroskoba ihtiyacımız vardı.
Your sister's boss gave me a microscope.
Ablanin patronu bana, kullandigimda… beni gerizekaliya çevirecek bir mikroskop vermis.
So he entered the school science fair… in the hopes of winning a microscope.
Bilim adamı. Okulda bilim yarışmasına katıldı. Bir mikroskop kazanma umuduyla.
But if you think you can comprehend who my father was or why he was so brilliant by looking at his brain under a microscope, you are sorely mistaken.
Ama beynine mikroskop altında bakarak babamın kim olduğunu veya neden o kadar zeki olduğunu kavrayabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
energy conservation, that really sums up animal behavior, whether we're talking about a paramecium under a microscope or a great white shark.
enerji tasarrufu, mikroskop altındaki terliksi hayvandan büyük beyaz köpekbalığına kadar tüm hayvan davranışlarını özetler.
All seven of you will share a microscope, one bench,
Siz yediniz, bir mikroskopu paylaşacaksınız. bir değerlendirme,
Under a microscope mold looks something like this yellow model, and mold attacks bacteria cell walls, represented by these cups.
Mikroskop altında küf, bu sarı şey gibi bir şeye benziyor. Ve bu kaplar da küflerin bakteri hücrelerinin duvarlarına saldırmasını temsil ediyor.
they're dying, they're being studied, like bugs under a microscope.
ölüyor mikroskobun altındaki böcekler gibi üzerlerinde deney yapıldı.
When I explain to you that I sent for you You can only imagine how welcome you are because my eyes will no longer permit me to use a microscope.
Gözlerimin mikroskop kullanmama daha fazla izin vermediğini açıkladığımda anlayabilirsiniz sadece. Çağrım üzerine gelmenize ne kadar sevindiğimi.
Results: 125, Time: 0.0382

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish