A PARTICULARLY in Turkish translation

[ə pə'tikjʊləli]
[ə pə'tikjʊləli]
özellikle
especially
particularly
specifically
in particular
notably
mainly
when
mostly
exclusively
specific
oldukça
pretty
quite
very
rather
fairly
really
extremely
highly
lot
well
bilhassa
especially
particularly
in particular
specifically
for one
above all
most
when
de
and
too
also
so
's
either
should
have
maybe
might
pek
not
very
much
so
many
hardly
well
exactly
barely
lot

Examples of using A particularly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A particularly fragile girl.
Çok kırılgan bir kızdır.
This is not a particularly cultural thing to do…
Bu yaptığımız pek de kültürlü bir şey
We loved what you did with A A particularly in the tween market.
A A ile olan çalışmanıza bayıldık. Özellikle de çocuk giyimi pazarında.
I understand you're not being a particularly cooperative patient.
Pek uyumlu bir hasta olduğun söylenemez.
Khe Sanh was a particularly bloody battle in the Vietnam war.
Khe Sanh Savaşı: Vietnam Savaşında çok kanlı bir çatışma.
Not a particularly sharp blade.
Keskin bir bıçağın özelliği değil.
That's… That's a particularly good Shiraz.
Her yudumu nefis… Bu özellikle çok iyi bir Shiraz.
A particularly lethal one.
Ölümcül bir Chronicom.
A particularly lethal one and no fan of mine.
Ölümcül ve beni sevmeyen bir Chronicom.
And no fan of mine. A particularly lethal one.
Ölümcül ve beni sevmeyen bir Chronicom.
And not a particularly effective one. It was a gimmick.
Bu bir hile, ve özel bir etkisi yok.
It was a gimmick-- and not a particularly effective one.
Bu bir hile, ve özel bir etkisi yok.
Your Honor, this was a particularly vicious crime.
Sayın Yargıç, bu, ziyadesiyle korkunç bir cinayet.
It's common knowledge north of the Mason-Dixon that there's a particularly hostile disfigured individual who's been huntin' for that reward for a long, long time.
Bilindiğis kuzey Mason-Dixon ki burada özellikle düşmanca bireysel biçimsiz kim bu ödül için Huntin oldu uzun, uzun süre.
This is a particularly difficult event for most of the twits… one of the ones that takes the most time on this exacting course.
Bu budalaların çoğu için oldukça zor bir yarışma; genelde zamanlarının çoğunu bu yarışma alıyor.
Projective geometry is a particularly rich field of mathematics;
Projektif geometri matematiğin özellikle zengin bir alandır;
And then there was a particularly traumatic fifth grade dodge ball incident, so teams have never been my thing.
Ve ayrıca orada bilhassa travmatik beşinci dereceden yakar top olayı vardı bu yüzden takım hiç bir zaman benim meselem olmadı.
Recently I purchased a tube of your so-called soothing ointment"to combat a particularly stubborn rash"that I contracted through no fault of my own.
Yakın bir tarihte, kendi hatam olmadan yakalandığım oldukça inatçı bir kızartıyla savaşmak için sözde'' yatıştırıcı'' merheminizden aldım.
An American thriller with the germ of a good, almost brilliant, idea, about a group of single-minded men who plan and execute a particularly daring bank robbery.
Özellikle cesur bir banka soygunu planlayan ve yürüten,… ne istediğini bilen bir grup adam hakkında güzel,… neredeyse parlak fikirli bir Amerikan gerilimi.
The locating of objects is a particularly imprecise form of magic,- that I have not yet mastered.
Nesnelerin yerini belirlemek büyünün bilhassa kesin sonuçlar vermeyen ve benim de henüz ustalaşmadığım bir türüdür.
Results: 272, Time: 0.066

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish