A VERY DIFFICULT in Turkish translation

[ə 'veri 'difikəlt]
[ə 'veri 'difikəlt]
çok zor
very difficult
very hard
too hard
too difficult
hardly
so difficult
really difficult
pretty hard
very tough
's hard
çok çetin
was tough
severe in
a very difficult
hard
very tough
çok zorlu
very difficult
very hard
too hard
too difficult
hardly
so difficult
really difficult
pretty hard
very tough
's hard

Examples of using A very difficult in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Greg Henderson When you look at the building industry, the largest industry in the U.S., it's a very difficult thing to change.
Amerikanın en büyük endüstrilerinden biri olan inşaat endüstrisine baktığınızda değişimin çok zor olduğunu görürsünüz.
may not have had. You carried out a very difficult and dangerous mission.
endişen olsun ya da olmasın, görevini yaptın. Çok zor ve tehlikeli bir görevi başardın.
A very difficult age, as you know, for their father to go out of the closet.
Bu yaşlar çok zordur. Babaları dolaptan çıkıp kimliğini şimdi açıklayamaz.
And you did it despite any personal misgivings you may or may not have had. You carried out a very difficult and dangerous mission.
Cok zor ve tehlikeli bir gorevi basardin, herhangi bir kisisel endisen olsun ya da olmasin, gorevini yaptin.
Those strategies are very sensitive because if you fail even once it can become a very difficult game for you.
Bu stratejiler çok hassas çünkü bir kere bile hata yaparsan, oyun senin için oldukça zor bir hal alabilir.
Are faced with a very difficult decision. I think that you and your husband- No, no.
Hayır hayır. Bence siz ve eşiniz oldukça zorlu bir kararla karşı karşıyasınız.
Since we are survivors of clergy abuse, it has been a very difficult journey, and we have come thousands of miles to try to plead for some sort of mercy
Biz papaz tacizlerinin mağdurları olduğumuzdan çok zor bir yolculuk oldu. Binlerce kilometre uzaktan geldik bir tür merhamet
Anyway, she had a very difficult potty training,
Her neyse, annesiyle çok çetin ne tuvalet eğitiminde
having the equipment still work is a very difficult job.
hala çalışan ekipmana sahip olmak çok zor bir iş.
Anyway, she had a very difficult with eating or sleeping
Her neyse, annesiyle çok çetin ne tuvalet eğitiminde
Who only responded positively when Julie behaved perfectly, with eating or sleeping or teething, relationship with her mother, so Julie never had any difficulties Anyway, she had a very difficult potty training.
Her neyse, annesiyle çok çetin ne tuvalet eğitiminde yani Julienin ne yemede ne uyumada bir ilişkisi vardı, ne diş çıkarmada sadece Julie akıllı uslu durduğunda pozitif tepki veriyordu.
as it was perfectly round, she found this a very difficult question.
o mükemmel yuvarlak olduğu gibi, o bu çok bulundu. zor bir soru.
THIS MUST BE A VERY DIFFICULT TIME FOR YOU.
Bu senin için çok zor bir zaman olmalı.
A very difficult day.
Çok zor bir gün.
A very difficult situation.
Çok zor bir durum.
A very difficult job.
Çok zor bir iş.
A very difficult one.
Çok zor bir tane.
A very difficult woman.
Çok zor bir kadındı.
A very difficult choice.
Çok zor bir seçim.
A very difficult idea.
Zor bir fikir.
Results: 4074, Time: 0.0445

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish